SRT Yayın Akışı - 16.10.2018
Son Dakika

YALAN KONUŞANLARA İTİBAR24 Mayıs 2018 - 09:55, Perşembe


Halil MÜFTÜOĞLU

‘’Son zamanlarda siyaset adına bazı Müslümanlar, maalesef yalan konuşanlara itibar ediyor ve böylece doğru söyleyenlerden uzak duruyor. Her gün siyasilerin yalan hapını alıyor, böylece kendini uyuşturuyor. Yalan konuşanı, çalanı, çırpanı, soyanı, soyduranı, sömüreni elleri çatlarcasına alkışlıyor.

 

            Böylece ülkenin ve milletin zararına olanı göremiyor, hayal peşinde koşuyor. Oysa her şey ortada, yapılan işler belli. Buna rağmen siyasi taassup anlayışı içinde, göz önünde cereyan eden olaylara, gözlerini kapatıp, kendince fetvalar veriyor.

 

            Ama her türlü çalmanın günah olduğu, yalanın toplumu ifsat ettiği, haksız tasarrufta bulunanların onaylanmadığı asıl fetvalara kulak kapatıyor. Bu nevi olaylar her gün gündem oluşturduğu halde, bunları görmeyip, hâlâ bazı siyasilere iman derecesinde inanarak, yalanlara yalan katıp, yorumlara devam ediyor. Bunlar, başkalarını da kılık-kıyafetleri ile iğfal ediyor. Doğruların üstünü örtmeye çalışıyor, yalan perdesini açıp, taraf toplamaya çalışıyor.

 

            Oysa yukarıda sıralanan hususların hiçbirisine ne Allah (cc) Kur’an’da, ne Hz. Peygamber, ne mezhep imamları ve ne de gerçek âlimler onay vermiyor. Buna rağmen, hâlâ yalancı bir dünyanın hayali peşinde koşanları ve hâlâ avazları çıktığı kadar bağırıp, bu yalanları onaylayanları gördükçe insanlığımızdan utanıyoruz.

 

            Siyasi menfaat sebebiyle insanlar manevi dünyalarını tahrip etmemeli, yalancı, faizci, münafık ve riyakârların elini sıkmaktan, onları kucaklamaktan uzak durmalıdır. Adam olmanın da, mümin olmanın da gereği budur. Çünkü dünyevileşme adına gerçeklere göz kapamak, yalana meydan vermek en büyük vebal ve o derece de zulümdür. Bunu menfaatleri gereği anlamamaya çalışanların, cemaati ifsat etmemeleri için cami saflarından uzak tutulmaları gerekir.

 

            Allah’ın, Peygamberin buyruklarına kulak tıkayanların, bazı siyasilerin yalan, dolan sözlerine inanarak hareket edenlerin, vah ki vah hallerine demek gerekir. Zira siyasilerin birçoğu toplumu ifsat etmekle meşguldür. Çünkü onlar yalan konuşur, millet fertlerini manipüle etmek için fantezi sözler söyler, ifası mümkün olmayan vaatlerde bulunur. Bunların hedefi Allah rızasını kazanmak değil, cep doldurmak, siyasi rant temin etmektir.

 

            Ülkemizde faaliyet gösteren siyasetçilere bakın, göreceğimiz manzara karmakarışıktır. Topluma gösterilen tablonun düzgün bir yanı yoktur. Buna rağmen inandığını söyleyenler, bu tablodan müstefit olmaya çalışır. Böylece kendilerini tatmin ederler. Ancak bu tablonun boyası hile ile karıştırılmış ve asıl olması gereken bu tabloya nakşedilmemiştir. Ama sanat anlayışı olmayanlar, bunu anlayamadığı için, bu nevi tablolara kıymet izafe ederek, zararlı olana gönül kapılarını açmaktadırlar.

 

                                   Öyle ise;

1-Yalan konuşanın ardından yürümemeli, alkışlama yerine onlar mutlaka ikaz edilmeli,   yerilmelidir.

2-Riyakârane tavır içinde olanlara alâka gösterilmemeli, siyasi münafıklardan uzak durulmalıdır.

3-Siyaseti taassupkârane yapmaktan uzak durulmalıdır.

4-Milletini kucaklayamayan, ötekileştirmeyi marifet sananlardan da uzak durulmalıdır.

5-Laf ebeliği yapanlara inanmamalı, fiil ve icraatlarına bakmalı, hakka uygun olanlarla beraber olunmalıdır. Zira âinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz’’ diyen İsmail Müftüoğlu’ na katılmamak mümkünmüdür? 

 

             Bu seçimde de tarih tekerrür etmiştir. Bende daha evvel yazdığım Osmanlıda  ve şimdiki milletvekilleri aday kriterlerinde  milletvekili olacaklarda aranan özellikler yine ‘’Benim yarim elif okur döner döner yine okur’’ Ama düşünmeden nasılsa reyi ben alıyorum diye yapılan atanmış  milletvekilleri aday listeleri neticesinde bazı siyasi partiler 24 haziranda hüsrana uğrayacaklardır.  Hala partilerin değil genel başkanların vekillerini seçmeye devam mı edeceğiz.? Bu milletin koyun olmadığını 2016 seçimlerinde olduğu gibi yine gösterelim. Yeter artık söz milletin olsun. Bıktı bu millet genel başkan milletvekillerini seçmekten.’’ Hey Türk titre ve kendine gel’’. başka Türkiye yok. Bu bağlamda seçimlerin ülkemiz adına hayırlara vesile olması temennilerimle futbol takımı tutar gibi parti tutmadan liyakati layık olanların seçilmesine katkımız olsun. Listelere milletvekili adayı olarak konulan adayların kaçı cumhuriyetin, demokrasinin, oligarşinin, monarşinin, krallığın, meşrutiyetin, mutlakiyetin, teokrasinin, ekonominin, ithalatın, ihracatın, tarifini yapabilirler diye merak ta ediyorum.

Bu yazı toplam 429 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
KÖŞE YAZARLARI

 

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


 

Evren TV Programlar