SRT Yayın Akışı - 19.11.2017
Son Dakika

KUL HAKKI8 Eylül 2017 - 10:04, Cuma


Geyveli Emekli İmam Sadettin Armağan

Aziz Dostlarım

Hak deyince akan sular durur demiş şerefli atalarımız. İnsanın tüylerini ürperten bir kelime vardır. O kelime HAK kelimesidir. Haklar ikiye ayrılır.

1-) Kullar üzerinde ki Rabbimizin hakkı.

2-) Kulların birbirine karşı olan hakları.

Rabbimize karşı görevlerimizde hata yaparsak günah işlersek, kulluk görevlerimizi aksatırsak, pişman olur tövbe edersek Rabbimiz affedeceğini haber veriyor. Kul ile Allah cc. Arasındaki “HAKK” dilerse Rabbim affeder, dilerse azap eder. Onun rahmetinin, takdirinin ortağı yoktur. Kur’an-ı kerimde Rabbimiz buyuruyor ki: “Tövbe odur ki; bilmeyerek günah işleyip, tövbe ederler. Allah’ta cc. Tövbelerini kabul eder.” (Süre-i Nisa 17) diğer çeşitli ayetlerde bilmeyerek, hata ile unutarak işlenen günahlar için de durum aynıdır. Çünkü hakkı çiğnenen Rabbimiz, hakka riayet etmeyen biz kullarız. Pişman olduk, kapıya geldik, af istiyoruz. Hak sahibi af vadediyor. Af etmek benim şanımdandır diyor. Fakat kul hakkı böyle değil. Rabbim diyor ki: Aranızda helalleşin benim karşıma öyle gelin. Hakkı çiğnenen kulum çiğneyeni af etmedikçe ben de affetmem.

Değerli dostlarım

Aman ha kul hakkıyla ölmeyelim. Kul hakkının affını ahirete bırakmayalım. Orası helalleşme yeri değil. Hesap azap yeri. Eğer ki bir din kardeşimizi veya Müslüman olmasa bile bir insanı gasp etmişsek yüz kerede kapısından kovulsak yine de ayaklarına kapanıp o kardeşimizin gönlünü alıp hakkını helal ettirelim. Cenaze namazlarından önce helallik alınır. Bu sadece sözde kalmasın. Aynen şöyle yapılmalı cenazenin en yakını öne çıkacak diyecek ki: Muhterem cemaat bu benim babam veya oğlum kardeşimdir. Kime borcu varsa bana gelsin veya şimdi ortaya çıksın borcunu ödeyelim. İşte ondan sonra helallik alınmalı. Kuru kuruya sözde helallik geçerli değildir. Geçenlerde bir cenaze namazından sonra bir kişi ban dedi ki: Hocam bu adam beni dolandırdı, borcunu ödemedi. Buna hakkımı helal etmiyorum. Hocada kalkmış helallik istedi.

İşte böyle kul hakkından hesaba ve çetin azaba uğramak istemeyen ölmeden bu işi halletmelidir. Çünkü yüce Rabbimiz: “Kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse onun mükâfatını, kimde zerre ağırlığınca bir şer işlerse onun cezasını görecek.” (Süre-i Zilzal 7-8) çünkü hak terazisinin tartıcısı adli mutlak olan Rabbimiz Hz. Allah’tır cc. Kul hakkının iyi anlaşılması için peygamber efendimizin sav. Hayatından bir misal verelim. Sevgili peygamberimiz son günlerinde ashabını topluyor ve diyor ki: Ey ashabım. Kimin bende bir hakkı varsa gelsin alsın. Sahabeden Hz. Ukkaşe ra. Ortaya çıkıyor ve diyor ki: Ya Resullullah benim sizde alacağım kul hakkı var dedi. Sahabeyi kiram üzüldüler ve susturmaya çalıştılar. Peygamber efendimiz sav. Hayır, müdahale etmeyiniz. Hakkını alsın ki ahirete kul hakkı ile gitmeyeyim. Düşünebiliyor muyuz? Âlemlere rahmet peygamberi olarak gelen efendimiz bile kul hakkı ile ahirete gitmenin ne büyük bir felaket olacağını haber veriyor. Bu olayın gerisi önemli değil. Ukkaşe ra. Bunu efendimizin iki omuzu arasında ki mührünü öpmek için yaptığını söyler. Esas olan nedir? Peygamber efendimizin kul hakkı ile ahirete gitmemek için sahabesine bende hakkı olan varsa gelsin alsın demesidir. Eğer onun gerçekte ümmetiysek aynısını yapmalıyız.

Aziz dostlarım

 Konumuzu çok düşündürücü bir ayeti kerime ile bitirelim mahşer yerinde bakın ne olacak. Rabbimiz buyuruyor: “ O günde kişi

1-) Kardeşinden kaçacak neden? Mal taksiminde açıkgözlülük yapıp iyisini verimlisini kendine yaramazını kardeşine verme uyanıklığı yaptığı için kaçacak. 2-) anasından kaçacak.

3-) Babasından kaçacak neden? Çünkü onu elden yere bırakmayan ağlatmayan, uyumayan uyutan ona ve babasına adam olunca hırpalayan kalplerini kıran, döven zalim nankör evlat olduğu için kaçacak.

4-) eşinden ve oğullarından kaçacak neden? Eşini Allah’ın bir nimeti olarak değil de hizmetçi gibi gören, döven söven bir erkek olduğu için veya öyle bir kadın ki kocasının aldığını verdiğini kendisini hakir gördüğü evinin hanım efendisi olmadığı için kocasından kaçacak.” (Süre-i Abese 34-35-36)

Lakin tam kaçışmalar başlayınca ilahi nida duyulacak. Burası kaçma yeri değil hesaplaşma yeridir. Bu nidayı duyan insan diyecek ki: “ Kaçacak yer neresidir?” Süre-i Kıyamet 10

Aman dostlarım kul hakkına dikkat edelim.

Selam ve sevgi ile kalınız.

Bu yazı toplam 203 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
KÖŞE YAZARLARI

 

 

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


 

Evren TV Programlar