SRT Yayın Akışı - 16.10.2018
Son Dakika

KİN VE NEFRET.28 Mart 2018 - 10:06, Çarşamba


Feridun ÖZDEMİR

Kendi insanımız içinde kin ve nefreti artan insan sayısında son zamanlarda müthiş artış var.

Hiç bu kadar ayrıştırılmamıştık.

Hiç bu kadar birbirimize düşman bakmamıştık.

En yakın dostlar bile birbirine nefretle bakar oldu.

 

Özellikle son zamanlarda bürokraside baş gösteren Atatürk ve Cumhuriyet karşıtı söylemler insanları üzüyor.

Bayrağımız tek, vatanımız tek.

Şehit kanlarıyla kurulan Cumhuriyeti şimdi birileri yıkma derdinde.

Nedir dertleri anlamak mümkün değil.

 

Çanakkale zaferi kutlanacak.

Camilerde şehitlerimiz için dua edilirken Atatürk’ün adı çıkartılıyor.

Anma törenlerinde Atatürk’ün adı söylenmemeye dikkat ediliyor.

Toplumun ortak değeri olan ne varsa teker teker yok edilmeye çalışılıyor.

 

Andımız kaldırıldı.

Tabelalardan TC kaldırıldı.

Şimdi İstiklal Marşının güftesiyle oynamaya başladılar.

İlahi tarzında okuyarak ne yapmak istediklerini inanın anlamıyorum.

 

Seçimler oluyor.

Hayır diyen vatan haini ilan ediliyor.

Ya bir insanı vatan haini ilan etmek o kadar kolay mı?

Neye göre vatan haini?

Kime göre?

 

Şimdi Cumhurbaşkanımız; 'O komünist, o vatan haini terörist gençlere üniversitede okuma hakkı vermeyeceğiz' dedi.

Oldu mu?

Fikirler ne zaman suç oldu?

Kişi fikirlerini eyleme dönüştürmemiş ise onun haklarını nasıl elinden alacaksınız?

Ve bu söylemden sonra o öğrencilerin durumları ne olacak?

 

Televizyonlarda her gün cumhuriyeti yıkma hesapları yapan aşırı dinci guruplar bunlar vatan haini olmuyor mu?

Onların yaptıklarını görmezden gelmek ne kadar doğru?

Kısaca; birlik ve beraberlik olmak gerekirken her geçen gün birbirimizden kopuyoruz.

Bu da daha çok ülkemiz üzerinde gözü olan emperyalist güçlerin işine geliyor.

Bir taraf şirin gözükürken diğer tarafı küstürmek bizim milli birliğimizi zayıflatmaktan başka bir işe yaramaz.

 

 

 

GÜZEL SÖZLER

Bir insanın gerçek zenginliği, onun bu dünyada yaptığı iyiliklerdir.

HZ.MUHAMMED (s.a.v)

GÜNÜN FIKRASI

Mahmut paşa’dan aldığı tişörtü çocuğuna giydirdi, Eminönü’ne doğru
yürüdüler. Biraz sonra yağmur başladı. Islanan tişört çekti, Düttürü Leyla’nın
giysisine döndü çocuğun üzerinde. Çocuğun elinden tutup yeniden Mahmut paşa ya getirdi. Satıcının yanına yaklaştı, tişörtü işaret etti :
- Tanıdın mı?
Satıcı pişkin :
- Maşallah, maşallah! dedi. Ne çabuk büyümüş, delikanlı olmuş maşallah!..

Bu yazı toplam 556 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
KÖŞE YAZARLARI

 

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


 

Evren TV Programlar