SRT Yayın Akışı - 20.06.2019
Son Dakika

Kentin başlıca sorunu; Ulaşım!24 Mayıs 2019 - 09:55, Cuma


Hamdi YULUĞ

SAKARYA’DA dolmuşta yolculuk yapmak tam bir çile!..

Otobüslerin yetersizliği, sefer saatlerine riayet edilmemesi, ilçeler arası ulaşımın özel halk otobüslerinin insiyatifine terk edilmesi, kent merkezinde 3’ncü sınıf dolmuşların kullanılması vatandaşı balık istifi yolculuk yapmak zorunda bırakıyor.

Sakarya’da çözülmeyi bekleyen ulaşım sorunu, çözülmek yerine gittikçe daha da ağır bir sorun haline geliyor.

Ulaşımdan kaynaklı olarak bir yere zamanında ulaşmanın neredeyse imkansız hale geldiği kentte, belediyeye ait otobüs sayılarının az olması, ilçeler arası ulaşımın özel halk otobüslerinin insiyatifine terk edilmesi, kent merkezinde 3’ncü sınıf dolmuş ve midibüslerin kullanılması kent ulaşımında önemli bir sorun haline geldi.

Nitelikli bir yolculuk yapmak bir yana, zaman zaman otobüs bulmanın neredeyse lüks haline geldiği kentte, çocuğu zaman yolcular, tıklım tıklım dolan otobüslerde yer bulamadığı için bir sonraki otobüsleri beklemek zorunda kalıyor.

İnme ve binme kapılarına kadar dolan otobüsler, olası kazalara davetiye çıkarırken, yer bulamayanların yolcuların,  bir sonraki otobüste yer bulup bulamamaları da neredeyse bir rastlantı halini almış durumda.

………………

Kentte birçok vatandaş şikayetçidir dolmuş şoförlerinden. 

İşlerini dört dörtlük yapan şoför emekçilerini tenzih ediyorum.

Her sabah Sapanca’dan gazeteye gelmek için Adapazarı-Sapanca arası çalışan özel halk otobüsüne biniyorum.

Otobüs ana baba günü!..

Adım atılacak bir nokta yok!

Öğrenciler, hasta, yaşlı, hamile, çocuklu anneler ile aynı dolmuşta yer alıyoruz. Balık istifi gibi dizilmiş gidiyoruz…

“Arkaya ilerleyin” zılgıtı atan şoför hala yolcu alma telaşında…

Son sürat, makas atma, ani frenlerle ve her türlü kuralsızlığı yaparak yolcu alma derdinde… Tıka basa yolcu dolan araca, olmayan yere daha hala yolcu alma derdinde.

En arka taraftayım sinirlendim birden bağırdım, “insan taşıyorsunuz farkında mısınız?”

Dolmuştaki yolculardan çıt yok.

Böyle olunca da insan suçlu muamelesi görüyormuş hissine kapılıyor.

Otobüse binen yolcular razı, şoför razı, sana ne Hamdi!..

Haksızlık yapan da kendi halinden razı, hakkını aramayanda razı…

………………

Gel gelelim vatandaşa…

Durak niçin yapılmıştır?

Sanırım birçoğu bilmiyor, vatandaş durak haricinde her yerde binmeyi seviyor ve hatta alışkanlık yapmış.

Adam yolun ortasında inmek istiyor.

Yolcunun elinde telefon nereye gideceğini tam olarak bilmiyor. Şoför kısa cevaplarla yanıt verirken, adam yolcu bindirme kapısını işgal etmiş bir vaziyette telefonla konuşmaya devam ediyor. Bazı yolcular da yürümek istemiyor. Utanmasa gideceği yerin kapısının önüne kadar götürmesini isteyecek.

Durakta yolcuları bırakan şoför, 1 dakika sonra içeriden biri, “Abi inecek var.”

Mecburen durdu…

10 adım atmaktan aciz insanlar var.

Kimi zaman her zaman indiği yerde inmek isteyenler oluyor, “Abla polis var bugün olmaz…”

Kuralsızlığı kural yaptığımız sürece bize her yer çile!..

Büyükşehir Belediyesi’nde ulaşıma her kim bakıyorsa, kendisinden beklentim bir zahmet birkaç gün evinden işine makam aracıyla değil dolmuşlarla gidip gelsin!

Belki o zaman Sakarya’da ulaşımın hangi safhada olduğunu görme imkanı bulur da çözüm yolları arar.

 

 

BELEDİYELERİN BORCU

 

SEÇİMLERİN ardından gazetelerdeki haberlerde belediyelerin borçları ile ilgili haberleri duyunca gülüyorum.

Herşeyimiz doğruda bir belediyelerimizde sanki kusur var!

Bu ülkede borç yapmadan ne sahibi olabiliyoruz?

“Borç yiğidin kamçısıdır” Ata sözü üzerimize cukk diye oturuyor.

Çocuğunuz doğacak, doğum işlemleri için yakınlarınızdan borç alırsınız.

Ekmeğimizi, sigarımızı, otobüs biletimizi, kıyafetimizi, ev eşyalarımızı, cep telefonumuzu, kontörümüzü, nişanımızı, düğünümüzü, evimizi ve cenaze yemeklerini, mezarımızı bile borç yaparak alıyor, yapıyoruz. 

Hatta borcumuzu bile borç yaparak kapatmaya çalışıyoruz.

Yaşamdan ölüme her şeyi borçla hallediyoruz.

Hayatı peşin yaşamıyoruz.

Kısacası iğneden ipliğe her şeyi borçla temin ediyoruz.

Vatandaş yaşamdaki her şeyi borçla çözüyor.

Belediyede vatandaştan farksız değil ki, verilen hizmetleri borçla yapıyor.

Belediyelerin borcu olmalıdır…

Vatandaşın alın terini, belediye başkanları lüks ihtiyaçlarını temin etmek için kullanmışsa, aldığı maaş haramdır.

Eğer ki, belediye başkanları halka hizmet için borç yapmışsa, belediye başkanlarının maaşı, annesinin ak sütü kadar helal olsun.

 

 

 

UYUŞTURUCU TEHLİKESİ

 

 

ÜLKEMİZDE son 10 ayda 172 bin uyuşturucu satıcısı yakalanmış.
Bunu yıla vurursak 206.400 yapar.
Kriminal teknikte suç veya suçu işleyen bilinenin üç katıdır ki bu durumda 618 bin satıcı var diyebiliriz!

Bu durumda Türkiye'deki her 121 kişiye bir uyuşturucu satıcısı düşüyor sonucu ortaya çıkar!
Satan bu kadar varsa alanı siz düşünün!
Uyuşturucuyla mücadelede kolluk kuvvetlerine yardımcı olmak vatandaşlık görevidir.
"Banane" demek kimsenin lüksü değildir.
Tehlike herkesin kapısını çalmak üzeredir.
Aman dikkat edin!

Bu yazı toplam 424 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
KÖŞE YAZARLARI

 

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

----

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


 

Evren TV Programlar

okur