SRT Yayın Akışı - 19.11.2017
Son Dakika

“İYİ”DE BU SİZİN İŞİNİZ DEĞİL!1 Kasım 2017 - 16:58, Çarşamba


Feyzullah Turan

Cumhuriyet döneminden bu yana Türk siyasi hayatında olağanüstü dönemler haricinde (savaş, darbeler, ekonomik krizler v.s) siyasette merkezden ayrılarak farklı bir politik düzlemde siyasette var olma mücadelesi özellikle Türkiye gibi kozmopolit bir sosyo-kültürel yapıya sahip ülkelerde zor bir arena. Zaman zaman seçmen kitlelerinin merkez sağ/merkez sol eğilimlerinde değişkenlikler olması çok partili hayatın bolluk ve bereketinden kaynaklanıyor. Fakat buradaki temel nokta oy talep eden siyasi oluşumun temsiliyet tabanınca ne derece kabul gördüğüyle alakalı.

Türkiye’de seçmen kitlelerinin blok halinde bir siyasi oluşuma destek vermelerinin başlıca ana unsurları arasında şunlar sayılabilir:

1.      Dünya görüşleri arasındaki paralellik,

2.      Toplumun istek ve ihtiyaçlarına cevap verme potansiyeli,

3.      Toplumsal ve ekonomik sorunların çözümüne ilişkin yapıcı/ikna edici öneriler,

4.      Siyasi liderinin uluslararası arenada ülkeyi temsil etme kabiliyeti ve yeterliliği,

5.      Sosyal/dini/kültürel farklılıkları birer birleştirici/bütünleştirici unsura dönüştürme yeteneği.

Son on beş yıldaki siyasi tablo, aslında seçmenlerin her dönemde oy tercihlerinde temel belirleyici rol üstlenen ilk maddenin yerini büyük oranda son dört maddenin bileşimine bıraktığının kanıtı niteliğinde. Yani seçmen kitlesinin hatırı sayılır bir bölümü, artık ideolojik saplantılardan sıyrılarak son dört maddeyi gerçekleştirecek potansiyele sahip siyasileri tercih ediyor.

Buradan Sayın Meral Akşener’in İYİ Partisine gelmek istiyorum. MHP’nin ihraçları, CHP’nin istifası ve toplumun farklı siyasi kesimlerinin bir araya getirilmesiyle kurulan İYİ Parti’nin şu an gözle görülür tek potansiyel oyu “Küskün MHP”liler. Dolayısıyla yukarıdaki birinci madde nazarında İYİ Parti’nin programında toplumun farklı kesimlerini bir arada tutabilecek ekstra reformist söylemlere rastlayamadık. Aksine parti manifestosunda Türkiye’de milli iradenin başından beri hoşlanmadığı ve milli değerlere ve bağımsızlığımıza (özellikle 15 Temmuz travmasının ardından) tehdit olarak algıladığı NATO ve AB başlıklarının güçlü şekilde dillendirilmesi İYİ Parti ve Akşener kanadının hanesine eksi puan olarak yazılmış vaziyette. Bu söylemin güçlenerek sürdürülmesi Akşener’in Küskün MHP’lilerin desteğini yitirmesi riskini de beraberinde getirebilir.

(Bahçeli’nin, özellikle devletin beka mücadelesi verdiği bu kritik süreçte hükümetin yanında durmasının milliliğin ve milliyetçiliğin en önemli örneği olduğunu düşünenlerdenim. Dolayısıyla MHP içerisindeki bu küskün grubun neye küstüğünü de anlamlandırmak zor. Nedeni; Bahçeli’nin bir şekilde ifrit oldukları Ak Parti/Erdoğan’ın yanında durması herhalde. Fakat iş gelip ülkenin beka mücadelesine dayandığında partisini ve liderini yalnız bırakmak ve ona ihanet etmek demek ki bazı partililerce mubah sayılıyor. Trajikomik…)   

Siyaset, merkezden ayrılıp parti çöplüğüne mahkûm olan çok politik hareket gördü bu zamana kadar. En çarpıcı iki örnek; yakın tarihlerde iktidar partisinden koparak bağımsızlığını ilan eden Abdüllatif Şener’in Türkiye Partisi ile Pennsylvania suflesiyle kurulan İdris Bal’ın Demokratik Gelişim Partisi. “Mevcut düzene isyan” mesabesinde aslında ölü doğan bu iki parti ve liderlerinin şimdi esameleri okunmuyor.

Akşener’in İYİ Partisi hakkında henüz bir şey söylemek için erken olabilir fakat görünen köy de kılavuz istemiyor. Parti kadrosunda siyasi geçmişi başarılarla dolu olan ve seçmen kitlelerinde bir heyecan oluşturacak tek bir isim bile yok. Propagandası; sorunlara yenilikçi/kalıcı çözüm yolları/perspektifleri önermek yerine klasik parti programından öteye geçmiyor.   

Ak Parti, muadillerine nazaran gerçekten kuruluşundan bugüne Türkiye’de siyaseti en doğru okuyabilen, sistematik çalışan, toplumun istek ve ihtiyaçlarını kavrayabilen, iktidarın ancak ekonomik istikrar ile sürdürülebileceğini bilen ve bu yönde milli ekonomi, milli savunma sanayii, yerli ve milli üretimi esas alan politikalarıyla halen muhalefetin birkaç gömlek üzerinde. Şu zamana kadar bu birikimin üzerine çıkarak vatandaşa refah düzeyi daha yüksek bir Türkiye vaat eden siyasi oluşum çıkmadı. Bu Akşener’in İYİ Parti’sinin işi de değil…   

Bu yazı toplam 208 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
KÖŞE YAZARLARI

 

 

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


 

Evren TV Programlar