SRT Yayın Akışı - 20.11.2017
Son Dakika

HAY SENİN YAPACAĞIN İŞİN BEN…9 Kasım 2017 - 09:33, Perşembe


Hasan Gökdemir

Yine kime salladın demeyin sakın. Bu kez öyle değil. Bugünkü yazım tamamen duygusal. Çünkü gerçekten çok sevdiğim bir dostumu, ağabeyimi, meslektaşımı kaybettim. Kim mi o? Dün toprağa verdiğimiz Sırrı Şanlı…

Bana, tüm gazetecilere, hakemlere, antrenörlere, futbolculara, kısacası herkese “Hay senin yapacağın hakemlerin ben ta…” sından tutun da ucu bize değecek şekle kadar hep böyle seslenirdi. Kızmak mı? Ne alaka? Tam tersi, hepimizin ağzına sakız oldu. Bir kötü söz bu kadar güzel söylenir mi ya? Cenabı Hakk’ın affına sığınarak da bu sefer ben ona diyorum ki, “Hay senin yapacağın işin ben…” Sırrı ağabey! Yine hazırlıksız yakaladın bizi be abi. şimdi kim bize böylesine güzel küfür edebilecek?Tabii ki Ölüm Allah’ın emri ve her canlı bir gün ölümü tadacak. Mümkün mü Cenabı Hakka dil uzatabilmek, şirk koşmak, günaha girmek. Haşa ama ani olunca biz de kötü olduk be Sırrı ağabey. Rabbim günahlarını affetsin, mekanın cennet olsun.

Evet hepimizi üzdü ama ben bir de iyi tarafından bakıyorum. Ölümünde bile ne kendi çekti, ne de çektirdi. Güzel olan taraf da bu. Cenabı Hak, bana da bu şekilde çekmeden ve çektirmeden bir ölüm nasip etsbin ki şu dönemde kimse kimseye bakmıyor(!) Cenabı Hakk, ailemle ve sevdiklerimle birlikte hayırlı ve sağlıklı uzun bir ömür nasip etsin inşallah…

 ÖZDEMİR’E TEŞEKKÜR

Bir şeyi itiraf edeyim. Çok itici ve soğuk dururum biliyorum ama çocuk ruhlu ve oldukça duygusal biriyimdir. Her ne kadar inkar edilse de, kabullenilmese de, Hz.Mevlana’nın “Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol” dediği gibi biriyimdir. Kesinlikle neysem oyum. İçim dışım oynamaz. Kıvırmam. Nefretse nefret aşksa aşk, saygıysa saygı. Yeter ki karşımdaki de bana öyle gelsin. şerefsizlik yapmasın. Canım kurban onlara…

Sırf birilerine hoş görünmek, beni sevip saymaları için hiç istemediğim halde, iki yüzlü, dansöz gibi kıvıran biri olmaktansa ki dansözler bile onlardan daha büyük adamdır! Bu şekilde kalmayı yeğlerim. Olsun, doğruları yazıyorum diye siz yine beni sevmeyin. Siz gidin yalakalarınızı sevin. Ama unutmayın, en kötü anınızda ilk vuracak olan onlar olacaktır.

Kinim kötüdür ama kin güttüğüm adam bile bunun tersini yapar, bana bir adım yaklaşır, özür diler veya onun yerini tutan bir şey yaparsa, yiğidi belki öldürürüm ama hakkını da veririm. Tıpkı Sakaryaspor Teknik Direktörü Osman Özdemir gibi. Çünkü o, Zira Salı günkü idmanda, futbolcularına dünkü cenazeye gitmeleri için izin verip “Müsait olan bu cenazeye gitsin” diyerek o cenazeye bazı futbolcularımız gelmesini sağladı, Sırrı Şanlı için GÜZEL İNSAN dedi ya, en içten duygularımla teşekkür ederim. Mazeretsiz gelmeyenler utansın. Tıpkı ağabeyimin hastalığı ve ölümünde gelmediği gibi…

 

ÇARK CADDESİNE BİR MASA KURALIM!

Osman hocayla alıp veremediğim bir şey yok. Halen sever ve sayarım ama şu güzelliğini bir de teknik anlamda yerine getirse, futbolcularla birlikte beklenen futbolu sahaya yansıtsa. Niye bunu inat? Kime ve neden? Bir yenilgi onun kafasını kopartacak bilmiyor mu?

Ben ve benim gibileri onun gibilere sahip çıkmaya çalıştıkça, onlar şımarıp haddinizi aşıyor veya kibirlenerek karşısbındakilere hor gözle bakıyor. Bildiğini okuyor. Nerden geldiğini nereye gideceğini, ne iken ne olduğunu ama ne olacağını bilemiyor...

Merak etmeyin, futbolun dili bir. Biraz olsun anlayan biri, benim gibi konuşur, yazar ve anlatır ama herkes anlatmaz.

Çıkın çarşıya, koyun çark caddesinin başına bir masa, gelen geçene sorun bakayım “Sakaryaspor için ne istiyorsunuz? Nedir beğenmediğiniz özellikleri? Nasıl oynasın?” diye. Eğer yüzde 99’u benim dediğimi söylemezse suratıma tükürün.

Ne mi o? Tabii ki şuan uygulattığı ve tribünlerin nefretini kazanan 4-3-3 şeklindeki futbolu ile sahaya çıkardığı ilk 11, sonradan oyuna aldıkları oyuncular ve bunu yaparken de kimle kimin yerini değiştirip kaçıncı dakikada yaptığı? En önemlisi ise, tüm futbolcuları hazır halde tutmaması, birer ikişer hepsini ilk 11’de oynatmaması. Mesela, Fikret’i bir-iki maç koyalım bakalım sağ beke, ya da Zafer’i Sal’ın yerine stopere. Veya Erçağ’ı sağ açığa… 

Her takım bu şekildeki rotasyonu yaparken Osman hocanın özelliği ne ki bunu yapmıyor?

Gördük işte stoperde Sal ve Burak olmayınca Altay’da neler yaşadığımızı? Hakkı Can yanlış bir transfer ama Zafer için ne yapıldı söyler misiniz bana? Yahu o Zafer değil mi bu takımı şampiyon yaptıranlardan biri? Diğerleri oynarken, Zafer ve Zafer gibilerini oynatmamak nerden çıktı?

Peki ya kalecin, sağ bekin, sol bekin, Murat, Talha, Serdar, Ferhat’ın, Beykan’ın sakatlanırsa ne olacak? Efendim, yerlerine adam var mı dediniz? Var ya, gelirim oraya, yediririm o sözü size. Varmış mış da, diğerleri oynarmış da! Kim var da oynatacaksın? Hangi yedek oyuncunu ilk 11’de oynattın da maç eksiğini giderdin? Gördük işte Beykan’ın yokluğunda neler oldu? Altay maçında bir tane pozisyonumuz yoktu!

Üstelik bir de paraların ödenmediği şu günlerde.

Bari futbol oynayarak, kadroya girip ilk 11’de oynatarak alalım şunların gönlünü. Hayır yani, at değil deve değil. Nedir bu peşin hüküm, yargısız infaz, peşin hüküm?

Gördünüz mü bakın? Konu ne olursa olsun, iş dönüp dolaşıp yine her yerimize işleyen Sakaryaspora geliyor. Ve gerçekten söz konusu Sakaryaspor ise ne ölüsü kalıyor ne dirisi? Her şey teferruat oluyor!

Allah rahmet eylesin Sırrı Şanlı’ya. Başta oğlu olmak üzere tüm sevenlerine bir kez daha sabır ve baş sağlığı diliyorum. 

Bu yazı toplam 359 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
KÖŞE YAZARLARI

 

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


 

Evren TV Programlar