SRT Yayın Akışı - 22.11.2017
Son Dakika

GÜLEN’İN ASIL PLANI11 Ağustos 2016 - 15:49, Perşembe


Feyzullah Turan

15 Temmuz darbe girişiminin ardından neredeyse 1 ay geçti.

Darbe girişiminde hayatını kaybeden şehitlerden tutulan demokrasi nöbetlerine…

Yürütülen adli ve idari soruşturmalardan gözaltına alınan ve tutuklanan darbecilere…

OHAL uygulaması kapsamında bu yapıya ait kapatılan/feshedilen okul,dernek,sendika,üniversite,ticari işletme v.b kurumlardan bu yapıyla ilişkileri tespit edilen kamu çalışanlarının görevden uzaklaştırmalarına…

ABD’den Gülen’in iade talebinde bulunulmasından iadenin gerçekleşip gerçekleşmemesi üzerine yapılan yorumlara kadar darbeyle alakalı birçok konuyu tartışıyoruz.

Fakat tüm bunlara rağmen halen Gülen’in hangi düşünce ve saiklerle hareket ederek bu darbe girişimini planladığını yeterince derinlemesine ele alamıyoruz. Girişimin ciddi manada tanımlanması gereken sosyolojik bir vakıa olarak karşımızda durduğunu hesap edemiyoruz.

FETULLAH GÜLEN’İN ASIL HESABI

Gülen yapılanması son darbe girişimiyle de açık ve net görüldü ki, ABD’nin 40 yıldır dünyanın dört bir yanında açılan “okullarla” (bunların yalnızca adı okul) bir istihbarat ağı oluşturdu. Adına hizmet hareketi dedikleri bu oluşumun istihbari ve ekonomik olarak bu derece büyümesinin altında yatan temel etmen de ABD’nin kontrolünde geniş bir coğrafyaya hükmetme şansını yakalamış olmalarıydı.

Kuşkusuz 15 Temmuz girişimi 40 yıldır ince ince hesaplanan ve Gülen’in her sohbetinde kimi zaman üstü kapalı fakat son zamanlarda açık açık sıkça dile getirdiği her alanda örgütlenin, askeriyeyi, mülkiyeyi, adliyeyi ele geçirin, gazete aboneliklerini arttırın v.b telkinleri ile projelendirilen bir süreçti.

Burada asıl temel nokta; Gülen’in elinde bulundurduğu bu devasa güçle Türkiye üzerinde mutlak hakimiyet kurma hevesi ve bu hakimiyeti merkez kabul ederek tüm Müslüman coğrafyada yeni bir İslamiyet akımı başlatma hedefiydi.

Bu akım, ABD tarafından uzaktan kumanda edilen ve İslamiyet’in helal-haram dairesi içerisinde kesin çizgilerle belirlenmiş kurallarının esnetilerek aslı bozulmuş Hristiyanlık ve Musevilikle birlikte diğer semavi dinlerle eşit noktaya getirilebilme çabasıydı. Ve Gülen bunu senelerce “Dinler arası Diyalog” tanımlamasıyla ilmek ilmek işledi.

Papa ile çok sıkı ikili ilişkiler kurarak Hristiyan dünyasında, İsrail yörüngesinde hareket alanını ve söylemlerini genişleterek Yahudi lobisi ekseninde kendini konumlandırdı. Müslümanlar kanadından gelebilecek herhangi bir tepkiyi de İslamiyet’in kuşatıcı ve kucaklayıcı yönüne vurgu yaparak yumuşattı.

Fakat bu süreç İslamiyet’in hareket alanının genişletilmesi hedefi mukabilince giderek Müslümanları Hristiyanlar ve Yahudilerle eşit noktaya getirme hedefine evirildi. Gülen tarafından müntesiplerine gerektiğinde kapalı bayanların başlarının açılması, içki içilebilmesi, namazların terk edilebilmesi gibi İslamiyet’in temel kurallarını ihlal edebilecek fetvalar verilmeye başlandı.

 

Gülen’in bu kalkışması kuşkusuz başta ABD/İsrail olmak üzere Türkiye hakkında stratejik planları olan tüm Avrupa ve NATO’yu ilgilendiren bir süreçti. Dolayısıyla Gülen hareketinin İslamiyet’i bu yeniden tanımlama ve aslından uzaklaştırma hamlesi küresel güçler tarafından kendisine vaadedilen imparatorluğun bir anahtarıydı.

Eğer 15 Temmuz darbe girişimi başarılı olsaydı Gülen bu anahtar ile Türkiye’nin kapısını aralayacak, ABD tarafından kendisine hediye edilen kısımda imparatorluğunu kuracaktı. Diğer yandan ABD Türkiye’yi işgal planını devreye sokacaktı. Ülke topraklarının bir kısmını DAEŞ’e, bir kısmını PYD’ye, bir kısmını Esed Rejimine, bir kısmını İran’ın Şii milislerine pay edecek ve böylece Türkiye’yi bölgesinde etkisizleştirerek kalan topraklarını da Gülen kumandasında yönetecekti.

15 Temmuz girişimini doğru anlamlandırarak, korkunç bir uçurumun kıyısından döndüğümüzün farkına varmalıyız. Darbe başarılı olsaydı unutmayalım; vatanımız, bayrağımız, namusumuz, dinimiz elden gidecekti. Bu bilinçle hareket ederek bundan sonra daha çok çalışmalıyız. Zira bu ülke hepimizin.                

Bu yazı toplam 971 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
KÖŞE YAZARLARI

 

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


 

Evren TV Programlar