SRT Yayın Akışı - 23.04.2019
Son Dakika

DOSTOYEVSKİ ÖRNEĞİ19 Mart 2019 - 09:25, Salı


Semiha Özgür SEZER

Ayyaş, merhametsiz, zalim bir baba… Ona katlanmak zorunda kalan zavallı, çaresiz bir anne. Aile geçimsizliğinin müthiş ıstırabı… Milletinin bağımsızlık ve refahını düşündüğü için aylarca hapis yattı. Çocukluğunda yaşadığı çileleri, gençliğinde de yaşadı. Kurşuna dizilmek üzere götürülürken, son anda affedildiği haberi geldi. Kürek mahkûmu olarak 4 yıl boyunca insanlık onuru zedelendi. Kurşuna dizilmekten kurtulmuştu. Ama 10 yıl hapis cezası aldı. Tartaklandı, aşağılandı. Adi suçlu gibi kafası ustura ile kazındı. Kolları damgalandı. Taş kırdı, eksi 40 derece soğukta tuğla taşıdı. Geleceğin koskoca yazarı her türlü aşağılayıcı eziyeti çekti. Suç ve Ceza üzerine düşünmeye başladı.

Derken, her çektiği acı bir kitaba dönüştü. Onun kitabını okurken satırlarında emek ve derin yaşanmışlık olduğunu unutmayın. İlk yazdığı ‘Yoksullar ‘ romanında gözyaşlarının damlaları vardır. Kendi sefaletini yazmış…

Dostoyevski, yaşamının sonuna doğru İslam’ı araştırmış, İslam bilgileri ve bilginleri fazlasıyla ilgisini çekmiş. Aç susuz, yersiz yurtsuz kaldığı dönemlerde Moskova’daki bir yakınına gönderdiği mektubunda şunu yazmış. ‘’Bana bir miktar para ve Kuran gönderebilir misin? Senden rica ediyorum.’’

Hatta daha ilginç bir bilgi paylaşayım sizinle, Stefan Zweig, Dostoyevski’nin çektiği acıları Hz. Eyüp’ün acılarına benzetmiştir : ‘’Dostoyevski’nin ki, kahramanlara yaraşan bir kaderdir. Hz. Eyüp gibi her acı çektiğinde, kendini Allah karşısında küçültür. Tembellik onun harcı değildir, kendisini sevdiği için cezalandırdığına inandığı Allah’ın elini her zaman üzerinde hisseder. Tıpkı Hz. Eyüp gibi tam bir güvenliğe ulaştığını sandığı anda yıkılmış, çökmüş, karısını, çocuğunu kaybetmiş, hastalığa yakalanmış, hor görülmüş.

İçerisinde bulunduğumuz şu kayıtsızlık çağında Dostoyevski, son derece büyük bir ıstırabın ve sevincin günümüz dünyasında hala var olabileceğini gösteren bir örnek. O bu güçlü iradeyi, kendinde hissetmiş, hiçbir zaman kaderine başkaldırmamış, yumruk sallamamıştır.

Ben edebiyatın kürek mahkûmuyum diyen Dostoyevski, hep okudu, hep yazdı. Dolayısıyla karşılaştığı zalimlikler, onun ortaya şaheser sanat koymasına sebep olmuş.

ACILAR BAŞARININ TOHUMU

Aslında hepimizde başarı ve mutluluğun, Allah’ı, kitabını anlayıp manalandırmanın tohumları vardır. Fakat bu tohumları yeşertecek çağlayanlar olmadığı için içimizde, ne çok şeyler kaybediyoruz. Bomboş geçen zamanlar, anlamsız,manasız.

Boğazımızı sıkan ; yaşamın kendisi değil ona yüklediğimiz karmaşık anlam ve  duygulardır.İnsanlar hep zengin ve güçlü olmayı,mutlu ,huzurlu olmayı arzu ederler.Dostoyevski ise yaşadığı acılarla o kadar özdeşleşmiş ki, romanlarındaki kahramanlar bile, sanki mutlu sona ulaştığında hayatın anlamını yitirecekler.

Sizlere önerim benim sadece özetlediğim, Dostoyevski’nin hayat hikayesini okumanız. Sonrada romanlarını ….Ve sonra kendi hayatınıza bir bakmanız.

Bizlerin kendimize alacağı çok şey var.

 Saygılarımla

Bu yazı toplam 260 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

KÖŞE YAZARLARI

 

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

----

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


 

Evren TV Programlar

okur