SRT Yayın Akışı - 26.05.2018
Son Dakika

ALGI28 Ocak 2018 - 11:26, Pazar


Semiha Özgür Sezer

Algıların kişiden kişiye değiştiği konusunda, düşünce mesaisi yaptım kendimce.

Çatışmaların, karşı tarafa yapılan taarruzun altında ; gözden giren, beyinden davranışa süzülen algı yatmaktadır.

    Algılar kişilik özellikleri ile yakından ilgili iken, pek tabi ki de kişilik özelliklerinin şahsın aldığı aile ve çevre kültürü ile kısa deyiş ile yaşantı ve deneyimleri ile ilişkisi vardır.Bu ilişkinin sonucun da oluşan algılar ilişkilerinde önemli belirleyicidir.

    Algılar mi bizi kontrol eder? Biz mi algılarımızı kontrol ederiz?

    Aslında her ikisine de, evet cevabı verilse çokta yanlış olmayacaktır.Zira algı,kişisel özellikleri zengin olmayan,yaşantıları sonucu kişilik erozyonuna uğramış,ruhu mantığına pamuk ipliği ile bağlı kişileri  yönetir.

    Bakış açısı tek bir pencereden olmayan kişiler,tüm pencereleri açık olduğundan,çok yönlü bakabilme becerisine sahip olurlar.Önyargılı olmamanın gerekliliğine inananlar, öz algılarına teslim olmazlar.

Algı ,her şeyi  bir önceki ile aynı olacağı, hiç değişmeyecek  inancı ile hareket etmeye yöneltir.Objektif bakış becerisi,an üzerinden hareket ettiği ve algıları yönetme de etkili olduğunu için hataya düşme riskini en aza indirmektedir.Algı yönetimini çok güzel anlatan mesnevideki ile konuyu ele alalım.

AVCI İLE SERÇE HİKÂYESİ

Adamın biri tuzakla bir kuş yakaladı. Kuş ona dedi ki:

“Ey ulu efendi! Sen ne öküzler, koyunlar yedin, ne develer kurban ettin!Onlarla bile doymadın, benimle mi doyacaksın?Bırak beni de, sana üç öğüt vereyim, bak bakalım aptal mıyım, akıllı mı?İlk öğüdü elindeyken vereyim, ikincisini şu kerpiç damının üstünde.Üçüncüsünü de ağacın üstünde veririm anlaşırsak. Bu üç öğütle bahtın açılır artık…

 Elindeyken vereceğim öğüt şu:“Olmayacak söze, kim söylerse söylesin, İnanma.”

Bu öğüdü verince, avcının elinden uçup gitti. Duvarın üstüne konarak: “Geçmiş gitmiş şeye gam etme! Fırsatı kaçırdın mı vahlanma artık dedi!”

“Şu küçücük bedenimde on dirhemlik paha biçilmez bir inci var, seni de oğullarını da zengin ederdi. O inci senin hakkındı; ama boş ver kısmet değilmiş, kaçırdın onu.Böyle bir inci dünyada bulunmaz!”Adam vah edip feryada başladı.

Kuş dedi ki: “Herhalde unuttun, avcı kardeş,ben sana “geçmiş gitmiş şeye gam etme!” demedim mi, Üzülme artık, olan oldu. Ya öğüdümü anlamadın ya da sağırsın sen!

Sonra bir de sana“Sapıklığa düşme, olmayacak söze sakın inanma!”demedim mi? İkinci öğüdüm bu değil miydi?

Ben kendim bile üç dirhem gelmem aslanım, içimde on dirhemlik inci nasıl olsun?”

Avcı bunun üzerine geldi “Hadi dedi Kuşa” O üçüncü güzel öğüdünü de ver bakalım, neymiş!”

 Kuş “Evet” dedi “Allah için o ikisini iyi tuttun da üçüncüsünü sana bedava söyleyeceğim ha”

“Uykuya dalmış bilgisiz kişiye öğüt verme! Çorak yere tohum saçmaktan farkı yoktur bunun”.

Aptallık ve Bilgisizlik yırtığı öyle bir yırtıktır ki, yama tutmaz.

Ey öğüt veren insan, ona hikmet tohumu saçma!

Bu yazı toplam 273 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
KÖŞE YAZARLARI

 

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


 

Evren TV Programlar