‘KİTAP HER AN YANIMIZDA OLAN BİR DOSTTUR’26 Şubat 2018, Pazartesi

Meriç, “İnsanlığın hafızası kütüphanelerde toplanmıştır. Birer fert olarak bizim kütüphanelerle kurduğumuz ilişki kadar hafızamız oluşmaktadır. Kitap demek, her an yanımızda olan bir dost demektir” derken Kot ise, “Babamın kütüphanesinde yaklaşık 150 bin kitap vardı. Kütüphane benden önce doğmuş, birlikte büyüdüğümüz kardeşim gibi” diye konuştu.

Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen Şubat Kültür Sanat Etkinlikleri ‘Babamın Kitapları ya da Bir Kütüphaneyle Büyümek’ isimli panel ile devam etti. Panel, Ahmet Murat’ın moderatörlüğünde, Prof. Dr. Ümit Meriç’in ve Yusuf Kot’un katılımıyla AKM’de gerçekleştirildi. Etkinliğe çok sayıda sanatsever katıldı.

KİTAP BİZİM DOSTUMUZDUR

Prof. Dr. Ümit Meriç, “Kitapların yerini bilgisayar ve telefonlar aldığı bir çağda kitabı konuşmak ne kadar aktüel bir konu? Dünden yarına beşer hafızanın mücevher kutusu kütüphanelerdir. Rahmanın ilk emri ‘oku’ olduğuna göre okuyacağız. Ama neyi okuyacağız. Beşeriyetin kitaplı bir tek ümmet olması Rabbimiz tarafından emredilmektedir. Bir ülkenin tarihi ne kadar büyük ve önemli ise o ülkenin kütüphanesi de o kadar zengin ve önemlidir. Cemil Meriç’in önemli bir sözü var: ‘Rabbim bana gözlerimi geri verse, ömrümün son gününe kadar 10 zeytinle yaşamaya razıyım’ diyor. İskenderiye Kütüphanesinde rafların üzerinde ‘Ruhun şifa bulduğu yer’ yazılıdır. Bir tür olarak insanlığın hafızası kütüphanelerde toplanmıştır. Birer fert olarak bizim kütüphanelerle kurduğumuz ilişki kadar hafızamız oluşmaktadır. Kitap demek, her an yanımızda olan bir dost demek. Sorularımıza cevap veren bir hoca demek. Başka bir dosta döndüğümüz zaman bizi kıskanmayan, bıraktığımızda bize darılmayan, yine onunla karşılaştığımızda bildiklerini bize anlatan bir dosttur kitap” dedi.

BİRLİKTE BÜYÜDÜĞÜM KARDEŞİM KÜTÜPHANE

Babasının oluşturduğu 150 bin kitaplık kütüphane ile büyüdüğünü anlatan Yusuf Kot, “Babamın kütüphanesinde yaklaşık 150 bin kitap vardı. Babama nazaran, benim o kitaplarla münasebetim sadece kapaklarından ibaret diyebilirim. Ben o kitapları çocukluğum boyunca taşıdım. Babam bir kitap aldığında tek tek almazdı. Sahaflara giderdik babam tek tek bütün tezgâhlara bakardı, kitapları tek tek incenlerdi. O kitapların belki de hepsini bilirdi. Henüz 150 bin kitap yokken bile kafasındaki 500 binlik kütüphaneyi tamamlamaya çalışıyordu. O kitapları arar bulurdu. Sahafları tek tek gezerek kendi kütüphanesini oluşturmaya devam ediyor. Kütüphane git gide genişliyor. Kütüphane benden önce doğmuş birlikte büyüdüğümüz kardeşim gibi” ifadelerini kullandı. Saim İŞÇİ

Bu haber toplam 577 defa okundu.

Resim Galerisi