REKABET OLURSA ESNAF KENDİNİ YENİLER19 Ekim 2017, Perşembe

KATLI PAZARDA ESNAF OLMANIN ZORLUKLARI NELERDİR?

Katlı Pazarın bilindiği üzere AVM’den farklılıkları şunlar; mal tedarikinde genelde üreticiyle direk ilişkiye girdikleri için, sabah erken kalkmaları, malı yerinden bulmaları, bulundukları meslekte işlerini mesleki olarak bir de köken olarak bilmeleri gerekir. Bunları bilirseler ve ürünü üreticiden alıp tüketiciye satarsalar para kazanmaları daha kolay olur, ama bilmezlerse bu işi yapmaları daha zorlaşır.

50 İLA 60 ARASINDA MESLEK GRUBU VAR

Katlı pazarda esnaf olmanın avantaj ve dezavantajları nelerdir?

Bugün burada bilindiği üzere 50 ila 60 arasında meslek grubu var. Bunlardan örnekleme yaparsak mesela balıkçılar, gece 3 gibi mezata yani balık haline gidip, oradan ürünleri alıp buraya getirip burada vatandaşa sunuyor. Bunun en büyük avantajı daha karlı olması, AVM’lerde balık çok daha pahalı olduğu için daha uygun fiyatlara satabilme olanağına sahipler. Mesela buna benzer benim kendi işimi örnek verebilirim. Zeytini Gemlik bölgesinden topluyorum, daha fazla karlı oluyor. Hem vatandaş açısından da uygun oluyor. Dezavantajları da var tabii ki mesela yorgunluk var, bunun dışında ürün çoksa ürünün temini ve satışı zor oluyor.

 TAM RANDIMANLI ÇALIŞILMIYOR

Katlı pazarda esnafın durumu nedir?

Esnafın büyük bir kısmı şuan pek randımanlı çalışamıyor. Büyük alışveriş merkezleri var artık bundan dolayı bazı esnaflar bunlarla artık rekabet edemiyor. Bahsettiğim gibi kendi dalında daha uzman olanlar, birinci elden alım yapanlar ürünleri daha uyguna mal edip vatandaşın kendilerini tercih etmelerini sağlayabiliyorlar.

ESNAF HELAL PARA KAZANMAK İSTER

Sizce esnaf ne ister?

Esnaf mutlaka her şeyden önce helal para kazanmak ister. Tabi tüketici de bundan memnun olur, Allah katında da bundan hoşnut olunur. Ama bu durum fırsatçılığa dönüştürülürse hem tüketici hem devlet hem de esnaf açısından hiç iyi olmaz. Tabi esnaf ilk önce parayı helal yoldan kazanmayı öğrenmek zorunda. Zabıta, Belediye, İl Sağlık gibi kolluk kuvvetlerinin de denetlemesi gerekiyor. Yani bu şekilde esnaflık devam ediyor.

UZUNÇARŞI GİBİ OLMAK İSTİYORUZ

Katlı pazarla ilgili projeler vardı, bu projeler ne oldu?

Bu projeler şuan için yok. Belediye Uzunçarşımızı güzelleştirdi. Sakarya esnafı olarak, Adapazarı esnafı olarak bundan çok hoşnut oluyoruz. Yerel esnaf arkadaşlarımız açısından bizde tabi Katlı Pazar yerinin Uzunçarşı gibi olmasını isteriz. Tabi bu Büyükşehir önderliğinde olursa. Bu şekilde projelere açığız. Daha güzel hizmet edebilmek için, daha sağlıklı ve daha modern olmasını isteriz.

FİYATLAR FARKLI

Vatandaş pazardaki malların pahalılığından şikâyetçi. Siz ne düşünüyorsunuz?

Şimdi mesela ürüne göre bu pahalılıklar değişebiliyor. Tabi dönem de çok önemli çünkü bu fiyatlar dönem dönem değişebiliyor. Ben yine kendi işimden örnek vereyim, şuan bizde nohut fiyatları çok yüksek. Bizde yöresel ürünler var mesela fasulyede Erzincan fasulyesi satıyoruz. Bu ürün az olduğundan dolayı fiyatları yüksek. Ama Niğde fasulyesi var ürün fazla olduğu için fiyatlar uygun. Biz birinci elden ürünleri alıp ikinci ele sattığımız için farklı fiyatlar zaman zaman oluşabiliyor. Yani alımla alakalı, çünkü ürün az olduğunda talep olduğu için fiyatlar yükseliyor. Ürün bol olduğunda da elimizde kalmıyor. Bu şekilde avantaj ve dezavantaj her zaman olabiliyor.

PİRİNÇTE YÜZDE 31 ARTIŞ

Kuru baklagillerin geçen yıla göre fiyatları nasıl? Bu yıl kış bakliyatlarını pahalı mı yiyeceğiz?

Şuan mesela ithal ürün gelmezse pirinçte %31 gibi bir artış var. Onun akabinde nohutta artış var. Nohut, Meksika ve Hindistan’dan geliyor. Devlet iç üreticiyi korumak için dışarıdan gelen ürüne fonlama yapıyor. Diyelim ki nohut Meksika’dan geldi, devlet kilo başına 1–2 lira fonlama yapıyor. İç üreticinin de maliyetleri yüksek olduğu için üretici de para kazansın diye ithal ürünlerde böyle bir sistem yapılıyor. Ama devletin elinde olan bir şey, devlet fonlamayı kaldırınca ürün fiyatları otomatik olarak aşağı iniyor. Yerli ürünlere gelince mesela şuan Türkiye’de doğa ile alakalı sıkıntılar dolayısıyla ürün rekoltesi düşüyor. Bir de ekim yapılmadığından dolayı sıkıntı oluyor. Çünkü köylü bazı ürünlerden memnun değil. Böyle olunca da ekim yapılmayınca ürün az olduğu için talep artıyor, talep artınca fiyatlar da artıyor.

Mesela Sakarya’mıza has ürünler var, fındık, mısır gibi. Fındıkta da sıkıntı var biliyorsunuz, ilk yağışlar da mısırda da rekolte düştü. Mesela şimdi balığı örnek verirsek, talep çok ürün az dolayısıyla fiyatlar 20 liradan aşağı düşmüyor. Süt ürünlerine çok zam geldi. Bunun da sebebi süt fiyatlarının yükselmesi. 25 liradan sattığımız tereyağını şuan 35 liradan satıyoruz. Pirinçte %31’luk bir artış olurken kırmızı mercimekte herhangi bir artış yok. Nohut geçen yıl da pahalıydı ama bu yıl da düşüş yaşanmadı. Ürün çok olsa vatandaş daha ucuz alabiliyor.

REKABET GÜZEL

AVM’ler her mahallede açılan pazarlar sizin işinizi etkiliyor mu?

Katlı Pazar olarak biz Sakarya’nın tümüne hitap ediyoruz. Mesela günlük ihtiyaçlarda Serdivan, Adapazarı, Erenler olarak 3 ilçeye hitap ediyoruz, ama aylık ve sezonluk bayram gibi dönemlerde Sakarya’nın tüm ilçelerine hitap ediyoruz. Günlük satışta 500–600 bin gibi nüfusa satış yapma olanağı olan bir pazarız. Semt pazarları, mahalle marketleri potansiyele ortak olduğu için bazı sektörlerde sıkıntılar oluşturabiliyor. Ama bu da tabi rekabet olursa esnaflar kendini yeniliyor, vatandaş ta ona göre daha geniş bir platformda ürünlerini seçip, menfaatine daha uygun yerlerden alışverişini yapıyor. Kurumsallar çok daha güçlü tabi ama bu daha adaletli olursa rekabet güzel olur.

Bu haber toplam 1435 defa okundu.

Resim Galerisi