BU KERVAN BÖYLE GİTMEMELİ yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız : Kimden : Kime :
Mesajınız :

BU KERVAN BÖYLE GİTMEMELİ8 Mart 2018, Perşembe

Gençliğimiz tarihinden özünden benliğinden kopartılarak bataklığa sürüklenmektedir.Gençlerin hatta ve hatta orta yaşlıların tişörtlerinde bir sürü saçma sapan yazılar.Bu yazılar kız ve erkeklerin arkalarında ve önlerinde devamlı bulunmaktadır..( İngilizce) gel öp beni, inek çocuk, aşkım, beraber olalım mı, bu gece bana gel, papaz uçuralım, sev beni seveyim seni, vs. vs. saçma sapan yazılar. Bulunmaktadır.

 

               Genç, yaşlı erkekler ve kadınların kollarında bacaklarında göğüslerinde yanaklarında boyunlarında velhasıl vücutlarının hemen hemen tamamında dövmeler yaptırarak adete yabani sürüngen hayvanlara benzemektedirler. Allah c.c. bunu insanlara layık görse idi onları o tende yaratırdı. Şimdi ‘’O’’ yapmadı biz yaparız dercesine isyanlardadırlar.  Üstüne üstlük uyuşturucu ve tinerlerler, hatta ve hatta bonzai denilen zehirle zehirlenmektedirler. Bunların müptelası gençlerimiz ölüyorlar. Bu işi yapanların yaşı maalesef çok ama çok küçüldü..Bu bağlamda aileler çocuklarına sahip çıkamamakta ve devlet te yeterince  koruma yapamayınca bu acıklı durumlar meydana etmektedir.

 

                  Kanserden  kat ve kat daha tehlikeli olan bu asrın vebaları ülkemizde maalesef hızla yayılmaktadır. Toplumun temel direği ailedir. Toplumdaki sapmalar aile düzenindeki bozukluklarla orantılıdır. Bir baba eve nefesi alkol kokarak gelip yemekten sonra televizyonun karşısında purosunu içerken ve anne sakinleştiricisinin hangi cehenneme gittiğini sorarken her ikisi yoğun bir şekilde sigara içip bu kanser çubuklarını bıraktıklarında sinirli ve gergin olurlarken bu ailenin çocukları kendilerini uçuran drajeleri  kullanmalarında ne gibi sakınca olduğunu anlamakta güçlük çekmektedirler.

 

               Sigara ile başlayan uyuşturucular beyine çakılan birer ecel çivisidir. İlk önce aklı iradeyi  zincire vururlar. Bağımlı kendisini hapsettiği zindanın anahtarını da kaybeden gönüllü bir tutsak olmaktadır artık. Bunun en büyük tuzağı da ‘’ Bir kereden bir şey olmaz‘’demektir. Uyuşturucunun ve ölümün denemesi olmaz. Sen canı can vererek almadın ki değerini bilesin.

               Ve inanınız ki çok zamanlarda oğlunu yanında zorla alkol almaya çalışan ve bebeklerine çay kaşığı ile alkol vermeye çalışan aileler gördüm. O anda bebeğin buruşturduğu suratın ileride düşeceği uçurumun fecaatini görmesinden olduğunu anlamayanlar gördüm. Maalesef böyle yetiştirilen gençlerimizde analarına babalarına ( domuzun lakabı olan) moruk ismi ile hitap etmektedirler. Ne oldu bize neler oluyor bize lütfen titreyelim ve kendimize gelelim inşallah.

               Tüm halkımıza ve yöneticilerimize avazım çıktığı kadar haykırıyorum:  Bu duruma çok acele çözüm üretelim. Bu kervan böyle gitmemeli.

                Genç adam; kalabalıkların modalaşmış yoluna düşme. Yol kalabalıkların yönü değil hakikatin istikametidir.  Sen ona dön ve kalabalıkları döndür, döndürelim lütfen.

             Uyuşturucunun içinde, deniz içinde olduğundan daha çok kimse boğulmuştur. Uyuşturucuyu savunanlar olabilir, fakat uyuşturucu onları asla savunmaz.

 

                Hazreti Mevlana ‘ Ey insanoğlu nefsindeki özellikleri ikmale çalış. Zira sen cisminle değil ruhunla insansın.der. Saygılarımla