UNUTTUKLARIMIZ yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız : Kimden : Kime :
Mesajınız :

UNUTTUKLARIMIZ12 Şubat 2018, Pazartesi

Duyarlı yürekler için zor zamanlardan geçtiğimiz çok doğru!

Toplum olarak eyleme döktüğümüz davranışları düşündüğümüzde nedense geçmişte farklı günümüzde farklı olduğunu görmek zor olmasa gerek.

Yapanın yaptığıyla kaldığı, fikri beğenilmeyenin hayatının karartıldığı günlerden geçiyoruz.

İlla ki toplumsal dayanışmayı bozacak bir tartışma konusu bulup ortaya atılıyor.

Toplum olarak değiştik ve değişmeye değer yargılarımızın, yaşamda yaptığımız rutin hareketlerin en çokta ilişkilerin yozlaşmakta olduğu bir dönemde  en çok neyi unuttuk?

Gülmeyi unuttuk

 Gülümsemek beklide dünya da sıfır maddiyatla yaptığımız ve bize her bulunduğumuz ortamda artı olarak dönen olumlu bir hareket. Samimi olmanın en güzel yöntemi olan bu aracı nedense artık hayatımızda hiç kullanmıyoruz.

Merhaba –iyi günler demeyi unuttuk

Bu iki kelimeyi de lügatımızdan yavaşça çıkarıyoruz desek abartmış olmayız diye düşünüyorum. İnsanlarla iletişim kurmadan önce başlayacağımız cümlelerden önce seçeceğimiz bu iki kelime onlara kendini özel hissettirir. Nasılsın demek  zor gelmemeli.

Paylaşmayı unuttuk

 Değerli şeyler paylaştıkça çoğalır. Bazen hiç farkına varmazsınız ama karşınızdaki küçük bir davranışla onu mutlu edersiniz. Bu yüzden paylaş ve korkma. Hayat paylaştıkça güzel ve anlamlı.

Kırmamayı unuttuk

Ne olursa olsun karşındaki ne kadar hata yaparsa yapsın kırma. Bağışlayıcı ol. Sen kırılıyorsan aynı şekilde yapma bırak unut gitsin asla kin tutma.

Empati kurmayı unuttuk

Kendinin yerine o insan ol ve yaşadığı beklide paylaştığı söylemekten çekindiği sıkıntıları sen tart. Gör ki aynı düşünceleri paylaşacak mısınız?  İnsanları anlamakta zorlanıyor ve empati kurmadan konuşuyoruz. Argo tabirle ‘ahkam kesmek’ ve ‘eleştirmek’ kolay geliyor bize. Ben bu insanın yerine, hayatına kendini nasıl yerleştirip düşüneceğim geçti benden deme. Düşüncesine, fikrine saygılı ol. Onu öyle kabul etmeye çalış.

Yardım etmeyi unuttuk

Topluma dön bir bak. Ben bu toplumun neresindeyim diye  kendimize sormalıyız .Yapacağın bir davranışla yada göstereceğin bir fedakarlıkla hiç beklemediğin bir insana umut olup yeni bir kapı açabilirsiniz.

Güven duymayı unuttuk

Neden güven duymak için her şeyin mükemmel olmasını bekleriz ki? Birine sonsuz güvenmek ona fırsat verip kendini ispatlamaya çalışmasını sağlamasını beklemek ne güzeldir öyle değil mi? İnsanlara bu eşsiz duyguyu öğretmeye çalışmak, emek harcamak, güvensizliğini kırmak, belki de onu yeni insanlara güvenerek başlatmak için lütfen başta kendimize güvenelim sonra bunu aşılamak için güçlü olalım.

Hayal etmeyi unuttuk

Olumsuz yaşadığımız bir hayal kırıklığını unutmak elbette ki kolay değildir.Fakat yeni hayallerle bunu zenginleştirmek, korkmamak, hep ümit edip hayal kurmak bizi biz yapan değerli yargılardır. Öyleyse ne kadar imkansız olursa olsun güzel hayaller kurmaktan vazgeçmeyelim. Hayaller hedeflere giden yolda birer anahtardır.

En önemlisi bir birimizle konuşmayı unuttuk

Hayatın koşuşturmacasın dan, stresinden, geriliminden, siyasi polemiğinden, insanların kutuplaştırılmasından   yaşadığımız anı hissedemiyoruz. İki- üç kişi bir araya gelip kesintisiz sohbet edemez oldu. Bu kısacık ve hepimize tek defa tanınan hakkı neden daha güzel kullanmayalım? Birbirimizi –o an anlamasak da  en azından anlamak için gayret göstermeye çalışsak… Dinlesek ve sıramızı bekleyip birbirimizle konuşsak… Kavga etmesek. Çünkü böyle giderse insanlık olarak konuşmayı unutacağız!

2019 ‘ da  çok önemli  seçimler var . Siyasette neler oluyor? Ülkemiz nasıl yönetiliyor? Kime, neden oy vereceğiz? Kendi seçtiklerimizi mi, liderlerin seçtiklerini mi meclise göndereceğiz? Gençlere bırakacağımız dünya bu mu olacak? Çok zor değil yapabilirsiniz. Hadi tekrar birbirimizle konuşmaya başlayalım.