KALELER ÇOK KÜÇÜK !31 Ocak 2018, Çarşamba

Tarafsız gözle izlemeyi becerebilenler için futbol adına güzel hareketlerin olduğu, bol pozisyonlu, heyecanlı dakikaların yaşandığı seyri oldukça zevkli bir maçtı Sakaryaspor – Bugsaşspor maçı…

Lider Gümüşhanespor’un mağlup olduğu haftada kazanmamız halinde aradaki puan farkını azaltma şansına sahiptik ama beceremedik.

Sahadaki oyunun zevkle seyredilir olmasında rakip takımın da büyük payı vardı.

Futbol adına gereken uygulamalar yapılırken oyuncularının teknik becerileri de bizden daha iyiydi. Kendilerinden emin ve çok sakin oynadılar. Maçın büyük bölümünde oyunu istedikleri gibi yönlendirdiler. Vakit çalma ve çirkinleştirme gibi düşünceleri de yoktu.

Sakaryaspor’un her zamanki futbolunu oynadığı maçta her zamanki gibi geri ve yan paslarının çokluğu devam edince tribünlerin homurdanmasına neden oldu.

Ama tribünleri asıl isyan ettiren Mahir’in kullanamadığı pozisyonlardı. Yalnız bu isyan bol miktarda okkalı küfürler ve toplu yuhalamalara dönünce ayar kaçtı.

Mahir Sağlam maç boyunca 17 kez topla buluştu bunların 12 sini olumsuz kullandı.

Ferhat, Talha, Beykan, Tevfik ve Yasir de gol kaçırdılar ama Mahir ilk yarıda çok müsait durumda 3 pozisyonu harcayınca kabak onun başında patladı.

Her iki takım da bulduğu pozisyonları cömertçe harcayınca maç başladığı gibi golsüz beraberlikle sonuçlandı.

                        *******

Kaçan pozisyonları izleyince insan KALELER ÇOK KÜÇÜK demeden geçemiyor!

Maçın oyuncusu bana göre Yasir Subaşı. Çünkü enteresan üç pozisyonun kahramanıydı. Yeni transfer Tevfik’in tam anlamıyla AL DA AT DEDİĞİ pasta topu direğe nişanlaması şans mı yoksa beceri noksanlığı mı karar veremedim.

Bugsaş takımının bir hücumunda çekilen şut oyuncumuza çarpıp kornere çıktı ama yardımcı hakem autu gösterince başhakem de aut verdi.

Bugsaş oyuncularının itirazına neden olan bu pozisyonda Yasir hakeme benden çıktı deme sportmenliğini gösterdi hakem de elini sıkarak teşekkür etti.

Maçın sonlarına doğru Bugsaşspor çok net bir gol pozisyonu yakaladı, rakip oyuncunun çok sert vurduğu o top çizgi üzerindeki Yasir’in suratından döndü ve mağlup olmaktan kurtulduk.

Hani düşünmeden edemiyorum, Yasir’in dürüstlüğünün bir karşılığı mıydı bu?