BİR BAKIŞ AÇISI yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız : Kimden : Kime :
Mesajınız :

BİR BAKIŞ AÇISI 25 Ocak 2018, Perşembe

‘‘İlk olarak kendimi istikrarsız biri olarak görüyorum. Olaylara karşı hevesliyim ama sonra heyecanım bitiyor.

Sonra bazı şeylerde cesaretsizim. Belki o yapacağım şey, hayatımın dönüm noktası. Ama ben vaz geçiyorum, sonucu ne olursa olsun.

Sonra insanları anlayamıyorum. Bazı yaşamış olduğum durumlardan dolayı kimseye güvenemiyorum, bunu da atlatamıyorum. Şu sıralar duygusallık var.’’

İnsan yaşadıkça deneyim sahibi olur. Deneyimledikçe de olgunlaşır. Problem çözümünün üç yolu vardır. Olmazsa olmazları.

‘Fark etmek’ ; ki problemlerini fark etmişsin. Bu kıstas olmadan çözüme gidilmez. Düşünsenize sürekli çatışmanın ortasında ve problemini göremiyor sadece şikâyet ediyor.

İkincisi ‘Kabul etmek’ ;evet benim böyle bir sorunum var.

Üçüncüsü ‘ uygulama’ dır. İlk ikisi olmadı mı uygulama olmuyor. Bunlardan hangisinde sıkıntı varsa, öncelikle onun üzerine git.

Bahsedilen problemler soyut ve kişisel gelişim problemleri aslında. Kendinde beğenmediklerin ve yapamadıkların.

Diyebilirim ki; cesaretin eksik. Cesaret konusunda duygularını kapsam dışı bırakıp, mantıkla hareket etmelisin. Duygu kişinin özneli, öznel olarak henüz zafiyetlerin olduğu için,duygu seni doğru yönlendirmez. Mantığını kullanmalısın. Olmalı mı? Olmamalı mı? Bana ne getirir, ne götürür? Alta tuğla koymadan, üste tuğla koyamazsın. Kat çıkamazsın.

İstikrarsızlık konusunda ise, yarım kalan her şeyden rahatsızlık duyma özelliğini geliştirmelisin. Başladığın işi bitir, prensibinde ol. Yani aslında disiplin eksikliğin var mı?Öz disiplin.Bu noktada bunu sorgulamalıyız.

Yani, insanın prensipleri olmalı. Planları, programları olmalı. Psikolojide yanlış bilinen bir şey vardır. Önce istek, sonra eylem gelir denir. Yanlış. Önce eylem sonra istek gelir. Herşeyi istek gelsin yaparıma bırakırsak, bu çağda zor 7/24 motivasyonu yakalamak. İnsanlardan beklentini azalt.

Kendine odaklan, insanlara değil.

İnsanı mutlu ya da mutsuz eden yaşadıkları değil, onlara verdiği tepkileridir.

Negatif insanlardan uzak ol. Huzur veren, kafadar insanlarla buluş, görüş.

İnsanlar çeşit çeşit ve istediğin gibi değil, istedikleri gibidirler. O yüzden beklentini düşür. Onları olduğu gibi kabul etmeyi öğret kendine.

Duygusallığın boşluklarınla ilgili. Kendini pozitif ortamlara yönelt. Pozitif insanlarla program yap.