GEÇEN HAFTADAN DEVAM )11 Ocak 2018, Perşembe

Epey biz zaman evvel  Amerikan Temsilciler meclisi "Suriye'yi Cezalandırma Yasasını" onayladı. Yasa 4'e karşı 398 oyla kabul edildi. Dört karşı oy kullanan temsilciler, "Suriye hakkında ileri sürülen iddiaların doğru ve gerçekçi olmadığı"nı savunurken, Yahudi lobisinin etkisinde olan Haçlı-Siyonist ittifakı, Suriye'nin derhal işgal edilmesini istiyordu.

              Irak'ın işgali için ortaya atılan uydurma, yalan gerçeklerin benzerleri şimdi Suriye için söylenmektedir. Güya Suriye Filistinli terörist (!) grupları ve Irak'taki teröristleri destekliyormuş, Suriye, Arapları Amerika'ya karşı kışkırtıyormuş.

             Milli Görüşçüler, yıllardan beri Amerika'nın İsrail'in asırlık hedeflerine hizmet ettiğini, tek kutuplu bir dünya olmanın imkânlarını kullanarak İsrail'in "Arz-ı Mev'ud" politikasının gerçekleştirilmesine yardım ettiğini, Amerikan müdahalesinin, Filistin, Afganistan, Irak'la sınırlı olmadığını, sırada Suriye, İran, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye'nin bulunduğunu söylemekteyiz.

             Uykuda olanlar veya işbirlikçiler, bu sözlerimizi hep, "Komplo teorisi" şeklinde itham ettiler. İşte şimdi "Takke düştü, kel göründü"

             Dış politikadaki anlayış ve uygulamalar sebebiyle, Müslüman ülkelerde ve öncelikle Arap âleminde, Türkiye aleyhine bir hava süratle gelişmektedir.

             Türkiye, Amerika ve İsrail'le birlikte, Irak'ı parçalamak ve bir bölümünü işgal etmekle, Amerika, İngiliz, İsrail üçlüsünün Ortadoğu planlarına destek olmakla suçlanıyor. Bugün apaçık ortaya çıkmıştır ki, sözüm ona dost ve müttefik Amerikalı, İngiliz ve İsrailliler, İslam âlemindeki bütün etnik ve mezhep kesimlerini birbirleri aleyhine kışkırtmaktadırlar. Bu kışkırtmalardan Türkiye'de hissesini almaktadır.

             Bütün bunlar olurken; Suriye ordusunu alarm'a geçirdiği halde hiçbir karşılık vermemekte ve olayı diplomatik yolla çözmeye çalışmaktadır.

             Sebepler:

- İsrail karşısında güçsüzdür ve yenilmeyi göze alamamaktadır.

- ABD'nin bir bahane aradığını bilmekte, bunu da ona vermek istememektedir.

- Irak'ın akıbetine uğramak istememektedir. Kısacası Kum fırtınası geçene kadar kendini devesinin altında korumaya çalışmaktadır.

               Dış mihraklar bir yandan Arz-ı Mev'udu adım adım İsrail'e katmak için çalışırken, öbür yandan da Türkiye'mizi güçsüzleştirmek, (mazaAllah) yumuşak lokma haline getirip bölmek, 2. Sevr'i uygulamak için ellerinden gelen her türlü gayreti göstermektedirler.

              Bütün bunları ve bu hususlar dahilinde ve bizleri çok yakın ilgilendiren memleket meselelerinde merhum  Prof. dr. Necmeddin Erbakan yaptığı her uyarıları kulak arkası ettik. Hatta güldük ağlanacak halimizle. O dedi dedi biz inanmadık. Gördünüz mü neler oluyor bu doğrultuda ortadoğu’ da ve dünyada.

            ABD eski dış işleri bakanı Kara marsık Condalizze Raice: ‘’22 islâm ülkesinin coğrafi yapısının değişmesi lazım’’.. İngiltere başbakanı teneke lady Margaret Thatcher,in ‘’Varşova paktı yıkıldı bize yeni bir hedef lazım o da İslâmdır’’ En son olarak ABD başkanı Donalt Trump un Kudüsü İsrail’in  başkenti olarak tanıdığını açıklaması bütün olarak İslâm düşmanlıklarının delili değilse o zaman nedir. Ne olur bu  lokmaları yutmayalım. Saygılarımla..

****ÇALIŞAN GAZETECİLERİN GÜNÜNÜ TEBRİK EDERİM.****