Kudüs için tek yürek10 Aralık 2017, Pazar

ABD Başkanı Donald Trump’un Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdıklarını açıklamasının ardından yükselen öfke dalgası gün geçtikçe büyüyor.

 

Kudüs kararı ülke genelinde olduğu gibi Sakarya’da da protesto edildi.   Şehir genelinde açıklamalar yapıldı.

 

 Her toplumsal olayda partili partisiz tek yürek olan Sakarya Kudüs konusunda da  tek yürek oldu.

 

Orhan Camii’de sivil toplum kuruluşları, siyasiler ve vatandaşların katıldığı protestoya yoğun katılım gerçekleşti. Kudüs kararını protesto için gelenler cami avlusuna sığmadı.

 

Kudüs dünyanın merkezi, Kudüs inançların merkezi, Kudüs hoşgörünün merkezi, Kudüs herkesin kucakladığı, Kudüs binlerce masumun bedel ödediği yer. Trump, bu kararıyla Kudüs'ün ortasına bir bomba koydu ve Müslüman alemini derinden yaraladı.

 

 

Bölgede o kadar sorun varken, kendi iç sıkışmışlığını aşmak amacıyla alındığına inandığımız bu yanlış kararın bölgede tansiyonu daha da arttıracaktır.

 

 

Kendinden önceki başkanların beceremediği Ortadoğu barışını tesis etme konusunda iddialı laflar eden Trump’ın bu adımının çok yanlış olduğunu ve bunun Ortadoğu’ya daha fazla sorun getirmekten başka bir işe yaramayacaktır.

 

----------------

 

 İNSAN HAKLARI GÜNÜ

Dünya kurulduğundan beri insanlar sürekli birbirleriyle savaşmışlar. Hâlâ da savaşmaya devam ediyorlar. Uzun yıllar süren kanlı savaşların sonunda birçok ulus perişan olmuş, hatta yok olmuşlardır. İnsanlar savaşların, baskı ve haksızlıkların yol açtığı büyük acılar yaşadılar.

 

Milletler bu savaşlara son vermek, barış içinde birbirlerinin haklarına saygı duyarak yaşamak amacıyla Birleşmiş Milletler Teşkilatını kurdular. Bu teşkilata bağlı olarak “İnsan Hakları Komisyonu” kuruldu.  Komisyon, 10 Aralık 1948’de “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi”ni kabul ederek yürürlüğe koydu.

 

 

İnsan hakları verilen değil doğal haklardır ve kişi doğumu ile elde eder. İnsan hakları 10 Aralık 1948’de başlamış bir olgu değildir. Dünya kurulalı insana, insan haklarına saygı her çağda zamana uygun olarak gösterilmiştir. Kullara kulluk etmek, köle hayatı yaşamak, işkencelere maruz kalmak gibi insanların kendi istekleri dışında yaşamak zorunda bırakıldıkları şartlara tarih boyunca rastlanmıştır.

 

İnsan    hakları, kişilerin yalnızca insan olmalarından dolayı eşit,özgür ve onurlu bir hayata sahip olmasıdır.Bu ifade “Anayasamızda kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir” ifadesiyle yer almıştır. İster sivil hak ve özgürlükler, ister siyasi hak ve özgürlükler olsun insanların anayasa ile en üst düzeyde güvence altına alınan, temel hak ve özgürlüklerdir.

 

Hiç bir birey bu haklarını kullanmaktan alıkonulamaz. İnsan hakları,kişiyi kendi özüyle yaşatacak kurallardır.İnsanın insana hükmetmesi,onu ezmesi insan onuruna yakışmayan ve kabul edilmeyecek bir davranıştır.Bu tür ayrımların yapıldığı toplumlarda kavga, çatışma, isyan eksik olmamıştır.İnsanlar arasında hak, eşitlik, adalet,özgürlük düşüncesi yaygınlaştıkça bu konuyla ilgili mücadeleler artmıştır.

 

Bütün ülkelerin hükümetleri, insan hakları ihlallerine meydan vermemeyi kabul etmek durumundadır. Bu görev bütün kuruluşların, bütün insanların işbirliğini gerektirir. İnsan hakları bilincinin ve insan haklarının tam olarak benimsenerek uygulanması için gerekli sorumluluk duygusunun toplumda ve bütün insanlarda bulunması büyük önem taşımaktadır.

 

Böyle bir toplum yaratırken, çözümleri dışarıda aramak yerine kendi içimizde, kendi kültürümüzde, kendi insanımızla arayarak bulmak ve değişen gittikçe küçülen dünyaya örnek olmak lazımdır. İleri demokrasilerde insan hakları ve özgürlükler eksiksiz olarak kullanılmaktadır. Herkes düşüncesini açıklama ve haklarını arama özgürlüğüne her hangi bir izne ihtiyaç duymadan kullanabilmektedir.

 

Hepinize, insan haklarına saygılı uzun bir ömür diliyorum.