SİZ İDARECİ VE YÖNETİCİLER 8 Aralık 2017, Cuma

Büyük için küçüğün hiçbir zaman hor görülmemesi gerekir. İnsan için ‘’ büyük’’bazen kendisi olabilmektedir. Hz. Ali’8 (r.a.)nin bütün valilere gönderdiği tavsiye mektuplarında devlet malının millet malı olduğu ve asla kendilerine ait bir mal olmadığını sert bir dille anlatmış, makamlarının dahi millete ait olduğunu söylemiştir.

                     Alış veriş tek taraflı olmaz. Çünkü adı üstünde ‘’Alış veriş’’ eğer işin içine kurnazlık.bencillik, çarpma çırpma girerse bu hadise sadece alış olur. Yönetici devlet malını kullanırken nasıl adaletle taksimat yapacağını bilmelidir.Toplumun idareci ile yaklaşımı ‘’yesin kardeşlim ama birazda hizmet etsin’’ şeklindedir.Bu laf genelde belediye başkanları için söylenir.Aslında işin esası ‘’ yemesin kardeşim yemesin’’ dir.

 

                    Nasıl yiyebilir milletin parasını ? O paranın içinde öksüzün,yetimin, itilip kakılmışın hakkı var. O paraların içinde ülke savunmasına harcanacak giderler var. Yapılan haksızlıkların, yetim hakkı yiyenlerin Allah c.c. tarafından karşılıksız kalmayacağına inanmak gerekir.

 

                   Bu maksatla halkı aşağılamak, kin tutmak ve hakkından bir tane fazlasını almak idareciler ve yöneticiler için ne kötü bir şey. Herkes günahlarının vebalini ödeyecek, ektiğini mutlaka amma mutlaka biçecektir. Bunu bilen yönetici kimseye kızmaz, gücenmez, kimseyi aşağılamaz, hor görmez, kimseyi haksız yere itham etmez, kimseye kin tutamaz.

 

                  Hareketlerimiz ‘’sevgi. Adalet ve inanç’’ tarafından yönlendirildiğinden en az gayret harcanır. Çünkü insan devamlılığını sevgi maneviyat ve enerjisi ile sürdürür günah ve bencillikler insan enerjisini tüketir.

 

                  Hz. Mevlana şöyle diyor;

-Dürüst ol adil ol hakça düşün, içinden gelen sesin öne çıkardığı değerleri koru. Hayatta bir şeyleri korumak için ayakta kalmazsan her şey seni düşürür.

 

-               Sokrates kendini tanı diyor ’’ Adalet dediği için yargılandı. Baldıran zehiri ile ölüme mahkum edildi. Binlerce yıllık tarihin tozlu sayfalarında onun gibi yüzlerce bilge ‘’hakikat ‘’uğruna ölümden korkmadı. Asırlar önce Sokrates şöyle söyledi; Özellikle idareciler ve yöneticiler iyi okumalı bu sözü. ‘’ Kendi içinde yolculuk yap. Kalbin gönlün vicdanın ne diyor.? Neyi öne çıkartıyor. Dünyaya şuurlu bakmanın yolu başta bu iç yolculuktan geçiyor.

 

            Hz. Ali (r.a.) bir devlet adamı olarak şu nasihatleri veriyor.:’’ Unutma insan doğduğu gün ağlar. O esnada başkaları gülüyordur. Öyle yaşa ki öldüğün gün, gülen sen ol. Ağlayan halk olsun.

 

Epiktetos da diyorki;

Ölüm var, o halde neden başkalarının hakkını yersin?

Ölüm var, o halde neden efendilik havasına girersin?

Ölüm var, O halde neden hakkıyla idare etmezsin?

Neden ilahlık taslar, despotluk yaparsın? Ve son olarak bir kelimei kibarla yazıma son veriyorum. Saygılarımla,

 

‘’Ne kadar yaşarsan yaşa mutlaka, ama mutlaka öleceksin.

Ne istersen yap vallahi billahi hesabını mutlaka vereceksin.’’