29 EKİM 2017 yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız : Kimden : Kime :
Mesajınız :

29 EKİM 20179 Kasım 2017, Perşembe

‘’Hem sizde nimet adına ne varsa hep Allah’tandır. Sonra size keder dokunduğu zamanda hep ona feryad edersiniz Nahl suresi. Ayet 53’’

                 29 Ekim 1923 Cumhuriyetin ilan tarihidir. 29 Ekim 1926 merhum Necmettin Erbakan’ın doğum tarihidir. 29 Ekim 2017 Prof. Dr. Necmettin Erbakan Vakfının Ankara Atatürk Spor Sergi Sarayında, 15.000 kişiden fazla insanla gerçekleştirdiği, çıkartma tarihidir. Her üç günün de Milli Görüşçülerin belleğinde önemli yeri vardır. Onun için 29 Ekim 2017 günü Atatürk Spor Sergi Sarayını Milli Görüşçüler lebaleb doldurmuş ve eskiden olduğu gibi avazları çıktığı kadar “Mücahit Erbakan” sloganları adeta salonu titretmişti..

                 Salonda görülen bu heyecan, bir başka hareketin doğum sancıları ve işaretiydi. Gerçekten program boyunca, bu yeni hedef, yapılan konuşmalarla hatırlatılmıştır. Hele İsmail Müftüoğlu’nun vefasızlarla ilgili yaptığı hatırlatma salonu ayağa kaldırdığı gibi, vefalı insanların da birliğinden, beraberliğinden memnun olduğunu göstermesi yeni kucaklaşmanın ileride zuhur edeceğinin göstergesiydi.

                 Gerçekten Türk siyaset arenasında, mevcut siyasi partilerin dışında, yeni bir arayışın elzem olduğu müşahede edilmiştir. Bu arayış aslında bir hayli zamandan beri devam etmekte ve gereği de Anadolu’da yerine getirilmektedir. Duyduğumuz kadarıyla bu yeni hareket Türkiye genelinde 74 vilayet ve 435 ilçede teşkilatlanmıştır. Bu husus salondaki kalabalık ve heyecandan da anlaşılıyordu. Zira mevcut salonun kapasitesinden ziyade, tahminen 15.000’den fazla insanın gönül beraberliği ile dolması, Ankara semalarında avazlanıyordu. Hasretle kucaklaşmalar, saygı dolu duruşlar ve muhabbetkar ifadeler, bu yeni hareketi müjdeliyor ve sonuç alacağını gösteriyordu.

                Vakıf Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan’ın konuşması gönüllere su serpiyor, nezaketi ve muhtevası ile de dikkat çekiyor, ayakta alkışlanıyordu. Verdiği mesajlar Türkiye’nin selameti ve refahı için mutlaka farklı bir yapılanmayla ortaya çıkmanın gereğini vurguluyordu. Üstelik konuşmasında siyasi partiler hakkında etik olmayan hiçbir değerlendirme yapmadan, olanı ve olması gerekeni mahirane bir şekilde tespit ediyordu.

                 Elbette akademik hüviyeti ve muhtevası ile, diğer genel başkanlardan farklı olarak, milletin beklentilerine cevap verecek durumda olduğunu gösteriyordu. Bu durum elbette vatandaşlar tarafından da algılanacak ve değerlendirmeye tabi tutulacaktır. Bugün bir siyasi değişiklik bahis mevzu olacaksa, bu değişikliği ancak ve ancak Ankara’daki spor salonu göstermiştir.

                 2000-3000 kişi ile küçük salonlarda yeni parti kuranlar da dahil olmak üzere, mevcut partilerin bugüne kadar milletin derdi ile hemdert oldukları söylenemez. Onun için vatandaşımız yeni bir bekleyiş içindedir. Gördüğümüz odur ki, bu bekleyiş de meyvesini verecektir. Saygılarımla