Özkoç’un yıldızı parlıyor yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız : Kimden : Kime :
Mesajınız :

Özkoç’un yıldızı parlıyor 30 Ekim 2017, Pazartesi

CHP’de önceki gün yapılan parti içi seçimde Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, grup başkan vekili seçilen üç isimden biri oldu.

Özkoç, partide çok önemli bir görevin sahibi oldu. Sakarya’dan iki dönemdir milletvekilli seçilen Özkoç, genel merkezde her geçen gün yıldızını parlattı.

Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun başdanışmanlığı görevi ve ardından grup başkanvekilliği.

Bunlar yabana atılmayacak görevler. Bu da Özkoç’un özellikle ikinci döneminde nasıl başarılı bir siyasetçi olarak ön plana çıktığını gösterir.

Peki Özkoç buralara hiç bir şey yapmadan mı geldi? Tabi ki hayır.

Bana göre son derece dolu dolu ve aktif bir siyasi yaşamı var. Sakarya’dan Ankara’ya sadece  o deri koltuklarda oturmak için gitmemiş.

Şehrin sorunları yakından ilgili. Bunun yanı sıra hangi platformda olması gerekiyorsa orada oluyor.

Ankara’ya gitmiş ancak Sakarya için de , ‘Bana ne, iktidar milletvekilleri düşünsün’ dememiş.

Şehri ile ilgili olmasının dışında, partisinin tüm önemli aksiyonlarında en başlarda yer almayı başarmış.

Gündemden hiç düşmemiş. Benim en çok dikkatimi çeken noktalardan biri de; hiçbir zaman korkak olmamış.

Hal böyle olunca da partide basamakları büyük bir hızla çıkmayı başardı. Sonunda grup başkanvekilliği koltuğunun sahibi oldu.

Özkoç’un bu yeni görevi haliyle Sakarya’da parti içi muhalefeti çok da memnun edeceğe benzemiyor.

Malum CHP’de de kongre süreci var.

Yakında ilçe kongreleri başlayacak. Mevcut il başkanı Ayça Taşkent’in karşısına ciddi rakipler çıkacağa benziyor.

Ancak Taşkent’in en büyük avantajı, Özkoç’un kendisine verdiği destek. Üstelik Özkoç da bunu gizlemiyor.

Tabi ki il başkanını delegeler belirleyecek. Her şey demokratik bir ortamda, seçimle olacak.

Ancak partide bu denli önemli bir yere gelmiş bir milletvekilinin, tam desteğini almak Taşkent için oldukça büyük avantaj.

 

Toplumsal cinnet

 

Dünya her geçen gün daha da yaşanılması kötü bir yer haline geliyor. Savaşlar, katliamlar, son zamanlarda sıklaşan doğal afetler.

Her geçen gün daha da zorlaşan yaşam şatları toplumdaki öfkeyi kabul edilebilir sınırın hayli üstüne çıkardı.

Artık bu zamanda cinayet işlemek çok basitleşti! Bir insanın hayatına son vermenin ne demek olduğunu anlamadan çekilen silahlar, sallanan bıçaklar.

Bu kadar kolay mı gerçekten?

İşimiz gereği bu tür olaylardan, sebepleri ve sonuçları itibariyle ayrıntılı olarak haberdar oluyoruz.

Bazen o kadar basit ve fındık kabuğunu doldurmayan sebeplerden dolayı insanların hayatı kararıyor ki anlamak zor gerçekten.

Peki bu işin sonu nereye varacak? Ülke olarak etrafımız düşman doluyken bir de kendi toplumumuz içindeki bu cinnet durumu ile mi uğraşacağız!

İnanın ben de bilmiyorum. Bu şiddet sarmalı, cinnet hali nasıl son bulur, gerçekten bilmiyorum.