Cumhuriyet rehberimiz olsun yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız : Kimden : Kime :
Mesajınız :

Cumhuriyet rehberimiz olsun29 Ekim 2017, Pazar

Ülkemizde paylaşılması gereken, yüzleşilmesi gereken o kadar konu var ki benim için  en önemlisi eğitimdir. Her yazımın içine eğitimi sokmak olmazsa olmazım oldu.

Eğitim sistemi bugünden yarına değişiyor. Sonra olmadı deyip baştan ele alınıyor, sonra yine  olmadı deyip  sil baştan yapılıyor. Çağdaş ulusal eğitimden hızla uzaklaşılıyor deniliyor, tekrar değiştiriliyor. Velinin de  öğrencinin de  kafası dönüyor.

TEOG’u kaldırdılar yerine  MİS diye bir sınav getirildi! Yani Milli İzleme Sınavı. Ama içeriğini bilen yok  YÖK yeni sınavın adını YKS koymuş. Yani “Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı. Yani öğrenciler bir  günde 240 soru sorulacakmış.   Bir günde iki sınava girecekler. Bari bir değişiklik yapıyorsanız bir sınav yapın  bitsin. Yada  MHP Genel Başkanı Devlet Bapçeli’nin dediği gibi tamamen kaldırın.

Hep arayıştalar Aslında arayışa gerek yok! Önümüzde 94. Yılını bugün  kutlayacağımız Cumhuriyetimizin bizlere yol gösteren aydınlığı var.

Önümüzde ülkemizi ve geleceğimizi kaostan kurtaracak deneyimli ve yol gösterici kadrolar var. Arkamızda toplumsal birikimimiz var. Atatürk devrimlerinin yaydığı hiç kararmayan bir ışık var.

Ama biz bu ışığı kullanamıyoruz

Atatürk’ün gerçekleştirip bize bıraktığı büyük inkılâp hareketinde, üzerinde en fazla durduğu, önem verdiği, emek sarfettiği konunun, “Türk çocuğunun ve Türk milletinin tümünün eğitimi ve yetiştirilmesi, yani kısaca millî eğitim meselesi” olduğunu biliyoruz. “Atatürk İnkılâbı”nın birer parçaları olan seri halindeki reformlar arasında hiç kuşku yok ki temel taşı “Millî Eğitim Reformu” oluşturur.

Yeni Türkiye  diye bir icat çıkardılar

Yeni  Türkiye’de eğitim alanında da çok ağır bir tablo yaşanmaktadır. Türkiye’de eğitim giderek paralı hâle gelmektedir, ancak imkânı olanların çocuklarını eğitmesi, yetiştirmesi mümkün hâle dönüşmüştür.

Eski  Türkiye’de eğitim eşitliği vardı.  hâli vakti pek iyi olmayan analar babalar çocuklarını doğru dürüst okullarda okutmak imkânına sahipti, oralarda okuyan çocuklar bu memleketin en değerli insanları hâline dönüşebiliyorlardı.

Ama bir süreden beri bu kapılar kapandı, artık ancak büyük imkânları olanlar çok özel okullarda özel hocaların nezaretinde özel desteklerle, kurslarla, dershanelerle, büyük paralarla çocuklarını ancak okutabilenler çocuklarını daha iyi yetiştirme şansına sahip oluyorlardı.

Ama şimdi tam tersi oldu. Paran kadar okursun. Devlet okulları dökülüyor imam hatipler hariç.  Okulun  ihtiyaçları için  okul müdürlerini  artık velilerden para istemiyor. Bu görev okul aile birliklerini devredilmiş.  Bu parayı da her veli veremiyor. Kısacası  devlet okulları  Allah’a emanet.