ÇİLENAME!..19 Ekim 2017, Perşembe

                 Makalemin başlığı, U. Abbas Sayar’ın aşağıya alıntıladığım şiirindendir. o günden bugüne değişen bir durum olmamıştır. Zira tüm rezaletler, arsızlıklar, hırsızlıklar berdevam.   Sadece bazı makam sahiplerine ve onlara yandaş, karındaş ve partidaş olanlara izzet-ü ikramlar çoğalmıştır. Vurguncu, arsızların önü açılmış, fakir fukaranın derdine derman olacak ciddi tedbirler alınacağına, haramzadelerin çarpma, çırpma alanı genişletilmiştir.

 

                 Şehir merkezleri betonlaşmış, Çaykara Uzungöl gibi, diğer milli parklar da ticaret alanı haline dönüştürülmüş, tabii doku bozulmuştur. Para, tamah, hırs bir nevi putlaştırılmıştır. Bu taşkınlıklara meydan vermemesi gereken yetkililer de, maalesef makam hırsı sebebiyle müdahil olamamaktadır. Siyasi baskı, rant elde etme düşüncesi ile tüm milli ve manevi değerlerin alanı çoraklaştırılmıştır. Karşı çıkanlar ise bir nevi aforoz edilmektedir.

 

                 Milletin paraları çarçur edilmiş ve bu durum bazı kanuni düzenlemelerle göz ardı edilmiş, hatta konuşulamaz, dokunulamaz duruma getirilmiştir. Oysa para milletin ama hizmet maalesef aymazlara. Milletin tepesinde bin kasırga dolaşırken, hâlâ hayâsızlara, çalanlara, sömürenlere vakti hicap gelmemiştir. Hâlâ ‘devletin malı deniz, yemeyen domuz’ mantığıyla hareket edilmektedir, üzgünüz.

 

                Çünkü paçalarını sıvamış olan koltuk meraklıları, milletten ziyade, kendilerini düşünmekte, devletin imkânlarını sömürerek rahatlık içinde hayatlarını sürdürmektedirler.     Oysa “hâkim devlet değil, hadim devlet” diyen merhum Erbakan en doğru tespiti yapmıştır. Çünkü devlet sadece millete hizmet için vardır. “Oğul insanları yaşat ki, devlet yaşasın” mantığı hâkim olmadıkça, milletin kaderinde değişim beklemek abesle iştigal olur.

 

                Ayrıca bilinmelidir ki, Kardinal D Richelieu der ki; “Hiç kimsenin tatmin edilmediği, herkesin zorbalıklarla yola getirildiği bir hükümetin yaşaması, devam etmesi imkânsızdır.” Çünkü devlet adamları, devletin hizmetkârı olmalı, yandaşlarının değil. Tarafgirâne hareket eden hükümetlerin yaşaması mümkün değildir. Zira bir milletin gerçek evladı, devleti kendisine değil, kendini devletine adayan ahlak ve iman sahibi olan insandır. Onun için devletler ve hükümetler, erdemli kişilere dayanmak zorundadır. Aksi hal, izmihlâldir.

 

                                   Şair U. Abbas Sayar, şiirinde;

 

                                   Halden anlar, yüzüne baktım, cevab gelmedi

                                   Susadım, su istedim, bir yudum âb gelmedi.

                                   Hayli var ki ufukta kayboldu afitabım,

                                   Ümitlendim, bekledim, hâlâ mehtap gelmedi.

 

                                   Vurguncunun yüzüne tokat vurdum, tükürdüm

                                   Mübarek taş kesilmiş, hiçbir hitab gelmedi.

                                   Rezaletten adapte öyle mantıklar var ki,

                                   Dünyaya bunca yıldır böyle kitab gelmedi.

                         

Derken adeta bu günleri anlatmış yıllar öncesinden. Ama anlayan kim?..Saygılarımla