Fevzi Kılıç başarılı mı? 13 Ekim 2017, Cuma

AKP’de herkesin bildiği gibi kongrelerde genel merkez etkisi çok fazladır. Her partide mutlaka Ankara’nın kararları belirleyici olur fakat AKP’de bu durum daha bir başkadır.

Zaten ‘tek adaylı’ kongreler de bunun ispatı niteliğindedir.

Partide yeni bir kongre süreci işliyor. İlçe kongreleri genel merkez kararıyla ertelendi.

Anlaşılan o ki AKP, 2019 öncesi en ufak bir hataya meydan vermek istemiyor. Belirlenecek adaylar konusunda her zamankinden daha titiz ve tedbirli davranıyorlar.

16 Nisan referandumunda her ne kadar istenilen sonuç alınmışsa da, 2019 yılındaki seçimlerin çok daha zorlu geçeceğinin bilincindeler.

O yüzden de teşkilatlardaki değişimin ve dönüşümün sıfır hata ile gerçekleştirilmesi gerekiyor. Adımlar buna göre atılıyor.

Sakarya’da da bazı ilçelerin kongreleri gerçekleştirildi. Bir-iki ufak çatlak ses dışında, ortalığı ayağa kaldıracak bir gürültü kopmadı.

Parti açısından işler yolunda gözüyor.

İlçe kongrelerinin tamamlanmasıyla gözler tabi ki il kongresinde olacak. Bugünden bu konuda tahminde bulunmak zor gibi gözükse de aslında hiç de öyle değil.

AKP’nin il kongresindeki adayı yine Fevzi Kılıç olacak.

Çok olağan dışı bir gelişme olmazsa, yine Fevzi Kılıç ile yola devam edilecek. Aksi bir durum düşünülseydi, Kılıç bugüne kadar çoktan görevden alınırdı.

Bazı illerde sistem bu şekilde işledi.

Fevzi Kılıç’ın karşısına rakip çıkartmak için birtakım girişimlerde bulunulduğunu bizler de duyduk.

Ancak bunlar sonuçsuz kaldı.

Peki Kılıç, AKP İl Başkanı olarak görevini başarıyla yerine getirdi mi? Halkla, partiyle ilişkisi    nasıl?

Bana göre, Fevzi Kılıç son derece başarılı bir il başkanı. 15 Temmuz gibi zorlu bir dönemde hem partisi hem de Sakarya adına öne çıkan önemli aktörlerden birisi oldu.

Kibirden uzak, herkesle pozitif bir ilişki kurmayı öncelik edinen; Sakarya’nın çıkarlarını ön plana alan bir il başkanı.

Oturduğu koltuğun ağırlığının da farkında. Çünkü AKP İl Başkanı demek, yıllardır icranın başında bulunan son derece güçlü bir partinin şehirdeki bir numaralı temsilcisi demektir.

Tribüne oynamayı seven bir yapısı yok. Faydacı ama gösterişten uzak icraatlarda bulunuyor.

Muhalefet partileri ile olan diyaloglarında belden aşağı vurmuyor. Siyasi nezaketi bugüne kadar terk ettiğine hiç şahit olmadım.

Teşkilatçılığı da iyi biliyor. Yılların verdiği tecrübeyle doğru zamanlama ile doğru adımlar atıyor.

Her şeyden öte ulaşılabilirlik noktasında daha önceki il başkanlarına göre daha olumlu bir çizgisi var. Halkla arasına ‘makam-mevki’ duvarını koymuyor.

Kaldı ki referandumda alınan yüksek oy onun için büyük artı. Tabi ki tek başına onun başarısı değil ancak başında bulunduğu teşkilatın arı gibi çalışmasını sağlayan isimlerin başında da o geliyor.

Neticede sıra dışı bir gelişme olmazsa tekrar kendisiyle yola devam edileceği de apaçık ortada.

Genel merkezin zaten il başkanlığı için başka bir isim tercihinde bulunması da bana göre parti için macera olur.

Aklın yolu birdir.