ARAKAN – AMERİ - KAN31 Ağustos 2017, Perşembe

Tarihin her döneminde, mazlumların yanında olan Osmanlının  mirasçıları olarak Arakan’daki kardeşlerimizin madden ve manen yanlarında olmalıyız. Bu ve dünyanın değişik ülkelerinde katledilen mazlum insanlar için dua yapmalıyız.             Türkiye olarak ta bölge ile olan diplomatik çalışmalarımızı arttırarak akmakta olan Müslüman kanlarının akmamasını temin etmeliyiz. Yardım ulaştırılamayan bölgelere mutlaka yardım ulaştırılmasının temini için yardım koridorlarının açılmasını temin etmeliyiz. Bu koridoru şu an cansiperane olarak kullanmaya gayret ederek kullanan  İHH ya sonsuz teşekkürler. Allah c.c. onlardan ve diğerlerinden razı olsun.       

             Maddi ve manevi yardımların azami derecede yapılmasını istediğimiz. Birmanya, Burma, ve şimdi de mynamar olarak tanınan bu devleti ve eyaleti Arakan’ı daha yakın  tanımamız açısından onlarla maziden gelen bağımızı hatırlatmak istiyorum.

             İlişkilerimiz ll.Abdülhamit döneminde pekişmiş- Arşiv kayıtlarına baktığımızda bölge ile ilgili en yoğun temasın Birinci Dünya Savaşı sırasında olduğu görülmektedir

             * Osmanlı Rus harbi boyunca Burma’ da faaliyet gösteren  Hilal-i Ahmer bölge Müslümanlarının pek çok defa yardım toplanmasına ve yardımların Osmanlı devletine  ulaştırılmasında öncülük etmişlerdir..

             * 1505 tarihli bir belgeye göre, Rangon Cemaat-i İslamiyesi’nin Hamidiye-Hicaz Demiryolu projesi için Osmanlı’ya para yardımında bulunmasıdır. Yardım miktarı da, 2201 lira, 25 kuruştur.  Bu vesile ile Burma’da bazı müslümanlar yaptıkları yardımların karşılığında Hicaz madalyası ile taltif edilmişlerdir

             * Muhtelif  kamplarda esir tutulan Osmanlı askerleri ile Osmanlı devletine harp yardımlarında bulunmuşlardır. Bu yardımların rakamı 800 ingiliz lirası olarak tesbit edilmiştir

             * Mynamar toprakları (Arakan) üzerinde 1500 kadar şehidimiz mevcuttur. Ve bu şehitlik maalesef orada bir mezbelelik halinde bulunmaktadır..             .

             * Bölgedeki İngilizler ’in Osmanlı askerlerine yönelik insan hakları ihlallerini ise, Hariciye Nezaretinin 2193 Dosya numaralı, 1915 tarihli bir belgesi kayıt altına almıştır. Bu belge özetinde, “Burma’da Thayetmyo esir Kampı’nda bulunan Basra Sabık Kumandanı Miralay Subhi Bey’in İngilizler tarafından tecrid odasına kapatılarak kendisinin insani ihtiyaçlarından mahrum bırakıldığı” şeklinde durumun vahameti bildirilmiştir.

            “Kurşun bizden daha kıymetli, kurşuna para gitmesin diye bizi vurmuyorlar diri diri gömüyorlar!” diyen Arakan’ lı müslümanlar vahşetin boyutunu tüm insanlığa haykırarak bir şamar gibi vurmaktadırlar.           

             ‘’ komşusu aç iken tok yatan bizden değildir diyen’’ Hz. Peygamber efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v) in bu sünnetine uyarak, can güvenliği olmayan aç , bi ilaç, her an ne zaman nasıl öldürüleceğini, ne yiyeceğini, ne giyeceğini, nerde yatacağını bilmeyen, ölümle burun buruna olan Arakan müslümanlarına ve diğerlerine yardım elini uzatacağına mutmain olduğum  milletimizin ecdadın duyarlılığını örnek alarak tarihte bizim yanımızda olmuş Arakan’lı ve diğer müslüman kardeşlerimizin ellerinden tutacağına yürekten inanıyorum. Arakan’da da ABD nin yeni bir oyunu ile Ameri KAN akıttığına inanıyorum. Bütün insanları USA  ve şımarık piçi İSRAİL mallarına boykot etmeye davet ederken yapacağınız yardımların kabul olmasını niyaz ediyorum. Saygılarımla

***KURBAN ve CUMA BAYRAMLARIMIZ DÜNYAMIZA KUT VE MUT GETİRSİN İNŞALLAH . AMİİİN.***