İRADEMİZE İPOTEK KOYMAYALIM/SANDIĞA DÜŞÜNEREK GİDELİM yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız : Kimden : Kime :
Mesajınız :

İRADEMİZE İPOTEK KOYMAYALIM/SANDIĞA DÜŞÜNEREK GİDELİM13 Nisan 2017, Perşembe

16 Nisan tarihi halk oylaması için artık son düzlükteyiz. Kalan iki haftada seçmen eğiliminin yön değiştirme potansiyeli halen ihtimal dahilinde. Kritik nokta; karar aşamasında parti kimliğinden bir an için sıyrılıp ülkenin menfaati ve geleceğimiz açısından düşünerek teklife bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşmak/yaklaşabilmek. Neye neden evet dediğimizin veya neye neden hayır dediğimizin bilincinde hareket ederek sandığa gidebilmek. Bunun için 18 maddeyi detaylı irdeleyip artılarıyla eksileriyle değerlendirerek nihai kararı vermek en sağlıklı tutum olacaktır. Aksi taktirde siyasi kutuplaşmanın etkisinde kalarak özgür irademize belki de farkında olmadan kendi elimizle ipotek koyma riskiyle karşı karşıya kalabiliriz.

Bugün Anayasa Değişikliği ile ilgili en çok tartışılan birkaç maddeyi ele alalım. Düzenlenen maddelerde ne amaçlanıyor onu anlatmaya çalışalım.

1-      Fesih Yetkisi

Kamuoyunun çokça üzerinde tartıştığı bu yetki aslında fesih yetkisi değil seçimleri yenileme yetkisi. Fakat pakete o şekilde geçtiği için üzerinde pek çok spekülasyon yapıldı. Olayın aslı şu ki;

Değişiklikle birlikte Cumhurbaşkanı ve meclise seçimleri yenileme yetkisi veriliyor. Yani muhalefetin çarpıtmasına karşılık olarak; yetki sadece Cumhurbaşkanında değil aynı zamanda mecliste de oluyor. Burada yine muhalefet eliyle sıkça ısıtılıp gündeme getirilen, -Cumhurbaşkanı istediği anda meclisi feshedip seçim kararı alabilir. Böylece görev süresini sürekli uzatabilir- eleştirisi/daha doğrusu yalanı teklifi okumadıklarının en açık delili.

Melese şu ki; diyelim cumhurbaşkanı ikinci döneminde ve görev süresinin bitmesine az bir zaman dilimi kaldı ve muhalefetin dediği gibi görev süresini uzatmak adına seçim kararı aldı. Böyle bir durumda Cumhurbaşkanı üçüncü döneme tekrar aday olamaz. Eğer seçim kararını meclis alırsa ancak o zaman tekrar aday olma şansı yakalar. Hele hele ilk döneminde cumhurbaşkanı böyle bir karar alırsa ilk dönemini yakmış oluyor.

Diyorlar ki; efendim mecliste kendi partisi çoğunlukta olan Cumhurbaşkanı görev süresinin bitmesine yakın kendi grubunu konsolide ederek meclisten seçim kararı çıkartır ve böylelikle bir dönem daha seçilebilir. Bu açıkça seçmeni affedersiniz ama ahmak yerine koymaktır. Siz düşünebiliyor musunuz ki seçmen gözünün içine baka baka koltuğu için meclisten keyfi seçim kararı çıkartan bir Cumhurbaşkanına destek versin? Muhalefet bu safsatalarla milletin aklını bulandırmaya çalışıyor ama nafile; yine dersini sandıkta alacak.

2-      Seçilme Yaşının 18 Olması

Türkiye demografik açıdan genç bir nüfus yapısına sahip. Ancak bugün meclis aritmetiğine baktığınızda seçilme yaşı 25 olmasına rağmen yaşı 25-30 arası olan milletvekili sayısı sadece 9. Siz 18 yaşında bir gence; oy kullanabilirsin, evlenebilirsin, askere gidebilirsin, işlediğin suçtan sorumlusun diyorsun ama milletvekili olmaya gelince dur bakalım sen daha çocuksun diyorsun. Bu bir çelişkidir. İkincisi seçilme yaşının 18 olması halinde de eğitim faktöründen dolayı bana göre meclise girecek genç milletvekillerinin yaşı yine 22-23 bandında olacaktır. Bu sayı da bir elin parmakları kadar etmez.

Öte yandan bugün dünya ülkeleri arasında seçilme yaşının 18-20-21 olduğu pek çok ülke mevcut. Mesela; Almanya, Avusturya, Belçika, Çin, Hırvatistan, Hollanda, İngiltere, İsveç, İzlanda, Kanada, Macaristan, Norveç, Avustralya, Danimarka, Fransa, İspanya, İsviçre, Lüksemburg, Portekiz’in de aralarında bulunduğu dünyada tam 51 ülkede seçilme yaşı 18.

Dünya üzerinde toplam 190 ülkede milletvekili seçilme yaş sınırı; 62 ülkede 21, 51 ülkede 18, 2 ülkede ise 17. Yine Avrupa Birliği ülkelerinin %73’ünde seçilme yaşı 18. Ve 28 Avrupa Birliği ülkesine bakarak en yüksek seçilme yaşı Türkiye’de. Avrupa’nın uygarlığından medeniyetine her türlü özelliğini kendimize rehber ediniyoruz da sıra seçilme yaşına geldiğinde mi kıyameti koparıyoruz?(Daha detaylı irdeleyeceğiz bu konuyu.)

3-      Milletvekili Sayısının 600 Olması

Bu çalışma da yine uluslararası veriler göz önüne alınarak yapılmış. Dünyada hangi ülkede milletvekili başına düşen seçmen sayıları irdelenmiş. Bizim ülkemiz nerede duruyorun tespiti yapılmış. Buna göre;

Dünya ülkelerinde milletvekili başına düşen seçmen sayısı; Almanya’da 123.181, Hollanda’da 75.463, Fransa’da 112.837, İngiltere’de 45094, Avusturya’da 35.658, Yunanistan’da 35.978, İspanya’da 72.067, İtalya’da 63.724, Belçika’da 53.761. TÜRKİYE’DE ise; 143.166

Bu rakamlar nüfus sayısına göre değişkenlik gösteriyor. Mesela bizim nüfusumuz ile Almanya aynı:80 milyon. Almanya’da bir milletvekiline 123.181 seçmen düşerken bizde sayı 143.166’da.

Sayısal verileri de bir kenara koyup mantıklı hareket etmemiz gerekiyor. Maddeleri daha detaylı inceleyeceğiz ama maalesef yerimiz bu kadar…