Olimpik Anneler9 Şubat 2016, Salı

  Olimpik Anneler, Türkiye’de çocukların sporla büyümesini ve gelişmesini sağlamak amacıyla P&G ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi ile birlikte oluşturulmuş, spora önem veren anneler tarafından başlatılan bir sivil toplum hareketidir.

   Türkiye’de çocukların spor yapma oranı oldukça düşük. Sadece 10 çocuktan 1’i düzenli ve bilinçli şekilde spor yapıyor.  Olimpik Anneler ‘in ortak hedefleri ise; Türkiye’de çocuklarını sporla büyüten anne sayısını arttırmak.

    Bu harekete valiliklerde destek vermiş ve annelere ulaşmak için gönüllüler oluşturulmuş. Benim tanıştığım gönüllü, kendisi de sporcu ve bir yandan da tezini yazan bir genç.

Okullarda, kurslarda, sivil toplum hareketlerinin olduğu derneklerde kadınlara çocukların küçük yaşta spora başlamasının önemi anlatılıyor.

     Çocukları çok küçük yaşta spora yönlendirmedeki amaç; vücut disiplinini oluşturabilmesi, olaylara yalın ve soğukkanlı bakmak, çabuk motive olmak- odaklanmak…

  Toplumsal hayatta; hoş görülü, pratik, sabırlı, tembellikle oluşan olaylardan uzak, daha az sinirli, suç işleme oranı çok düşük ve güvenilir…

   Sağlıkta; sporun getirdiği disiplin ve vücutta yarattığı farkındalıkla, alkol, uyuşturucu, sigara gibi bağımlılık yaratan maddelerden uzak olmakta çok başarılı, hayattan keyif alma ve dayanıklılık sahibi olduğu için daha az hastalanma… 

   Annelerin çocuklarını çok küçük yaşlarda spora yönlendirmesinin en önemli sebeplerinden biride, internetin çocuğu kıskacına almasını engellemek…

 Toplum bilimcilerin internette vakit geçirme olayının endişe veren boyutta olduğu gözlemi, spora yönlendirmeyle disipline edilebiliyor. Çocuk spor yaparken zamanı kullanmayı öğreniyor, keyif sahası değişiyor, sanal değil normal hazza alıyor. Başarma ve yenilme duygusunu çok erken öğreniyor. Çok küçük yaşlarda spora yönlendirilmiş çocukların ergenliği daha kolay ve sağlıklı geçiyor…

  Ve bu yönlendirmede ülkemizde yetişmeyen sporcuların çok erken yaşta fark edileceği düşünülüyor…

 

Sizi bir anneyle tanıştıracağım, Dr. Gülyar Görücü, çocuklarının ikisini de spora yönlendirmiş; yüzme, tenis, koşu, satranç vb.

Tabi sanatı da es geçmemiş; eşi, kendisi ve çocukları bir enstrüman çalıyor, hatta ailece orkestra kurmuşlar; Dr. Hanım bateride,kızı resimde de çok başarılı, oğlunun yüzmede dereceleri devam ediyor ve okulunda  başarılı; örnek bir aile…

Yüzme ve koşuda dereceleri olan kızı daha altı yaşında, bu yoğunluk arasında çokta üzerinde durmadıkları bir şey oluyor. Okulda kızlarının satranca ilgi duyduğu gözleniyor ve hiç kursa falan gitmeden yaşadıkları ildeki turnuvaya katılıyorlar. Sonuç, çocuk il ikincisi oluyor ve ülke genelinde yapılan turnuvada önümüzdeki yıl Türkiye Satranç Şampiyonasına katılma derecesi alıyor.

   Dr. Hanımla yaptığım telefon görüşmesinde bir hekim olarak ta altını çizdiği hususu çok önemsemenizi istiyorum…

  Altı yaşında bir çocuğun kendi isteğiyle iki saat satranç masasında oturup oyun çıkarma dayanıklılığını, çocuklarını dikkat dağınıklığı, kendini derslerine verememe, disipline olamama yüzünden doktorlara taşıyan annelerin bilgisine sunuyorum…

  Çocuklarınızı çok erken yaşta spora yönlendirin, bunun için kendi imkânınız yoksa spor il müdürlüklerinden, okullardan ve olimpik annelerin internet paylaşımlarından faydalanın. Okulda çocuklarınızın beden dersini matematik dersine çevirenlere şiddetle karşı çıkın! Beden derslerinin peş peşe iki ders süresinde yapılması için çaba gösterin; spor hocaları bir derslik sürenin çocuğun motivasyonuna uygun olmadığı görüşünde.

  Zaman bulursanız Pilates’in yaratıcısı Joseph Pilates’ in yaşamına da bi bakın…