Kurtlar Elmaları Terk Etti8 Ocak 2016, Cuma

Terk etmek terk eden tarafından bakılacak bir konudur. Ne olursa olsun mevcut duruma son verenin penceresinden bakılmalıdır.

Siz elma kurtlarının elmaları terk ettiğini ne zaman fark ettiniz? Ya da farkında mısınız?

Artık elmaların kurdu yok, soyduğunuz kabukların arasında,  ısırdığınızda gördüğünüz o minik yaratıklar gittiler.

Biz kendi telaşlarımızdan onların sessizce gidişini anlayamadık bile.

Kocaman ağaçların içinde yamaca yapılmış birkaç evin arasında bir evin penceresinde küçük kız karlarla örtülü ama en tepesinde bir kırmızı elması kalan elma ağacına şiir okuyordu.

Bu elma ağacının elmalarının içinden kurt çıkıyordu; görenin korkuyla sıçradığı, iğrendiği kurtlar bazen de seyirlik olup kıvrılarak gidişine dakikalarca bakılıyordu.

 Karların kapladığı bu yerde toprağa ulaşmak için baharı bekleyen çocukların bu kutları kendilerine oyuncak ettiği de olurdu.

Küçük kız şiir okuyup elma ağacının tepesinde kalan elmanın içinde kurt olduğunu, onun üşüdüğünü düşünüp şiirin son iki kıtasında ki baharı müjdeleyen mısraların sıcaklığıyla üzüntüsünü hafifleterek gözlerini elmadan ayırmıyordu.

Çok büyüktü bu elma ağacı, evlerinin önünde ki yamaçta olmasına rağmen düzlükteki evlerinin boyuna ulaşıyordu.  

Bir saatte anca tırmanılan bu yamaçlar yaşam sundukları insanları kendi doğasına göre geliştirir, kimsede şikâyet etmeden yaşar giderdi.

Bu şikayetsizliğin içinde gelişen, doğayla insanın bütünlüğüydü. İnsanlar ağaçlarını aileden biri gibi görür, genç fidanlara dokunulmaz, budanan hiçbir ağacın özellikle genç fidanların durukları kesilmezdi.

Yürüyerek tam bir saatte gidilen okulunda ilk öğrendiği şiirdi bu. Yani birinci sınıfta…

Öğretmeni şiiri öğretirken kendi elma ağanını görüyordu, bildiği tek elma ağacı oydu çünkü ve şiirde sanki onun için yazılmıştı:

Elma ağacı/

Yine başladı soğuklar/

Boyuna yağıp duruyor yağmur /

Esiyor rüzgâr acı acı/

Nasıl geçireceksin bu kışı elma ağacı/

Dallarına tırmanmıyor çocuklar/

Kuşlar uğramıyor yanına/

Üzülme bu günler çabuk geçer/

Yine çiçek açar meyve verirsin/

Şiirin en sevdiği bölümü de son iki kıtaydı; karlar altında neredeyse altı ay bekleyecek elma ağacın bahara ulaşma anı.

Elma kurtları elmaları terk etti, o yamaçlardaki elmalar da o yamaçları.

Terk edenin, mevcut durumu bozanın penceresinden bakarsak elma kurtları elmalarda barınacak yer bulamadı. Onların zamanları da geride kaldı.

Sunay Akın’da fark etmiş o kurtları:

Kabuğunu koparmadan/ 
Ne bir elmayı soyabildim/ 
Ne de iyileştirebildim bir yaramı/ 
Ama karşıma çıkınca /
Kızmadım hiç elma kurduna/ 
Bendim çünkü bıçağı saplayan/ 
Onun yurduna …/

Terk etmek, yok saymaktır birazda hatta unutmak. Unuttu bizi elma kurtları...Pebi…